"HÜCCET
" Kelimesi için arama sonuçları
HÜCCET (Ünlem)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. Delil, belge. 2. Eskiden bilginlere verilen unvan: Hüccet-ül-İslam.
HÜCCET (Ünlem)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Senet. Vesika. Delil. Bir iddiânın doğruluğunu isbat için gösterilen resmi vesika. * Şâhid.
HUCCET (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Senet, vesîka, delîl, burhân. (Bkz. Delîl)Temizliğini tam yapıp, vakitlerine uyarak beş vakit namaza devâm eden kimseye onamaz kıyâmet gününde nûr, huccet ve delîl olur. Kim namazı zâyi ederse, Fir'avn veHâmân ile haşrolur. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed bin Hanbel)Elli dört farzdan biri de Kur'ân-ı azîm-üş-şânı huccet, tutmak, O'nun hükmüne râzıolmaktır. (Muhammed bin Kutbüddîn İznikî)2. Şer'î mahkemelerde bir dâvânın şâhitlerini dinledikten sonra kâdının verdiği hükmünyazıldığı îlâm, belge.
HUCCET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Senet, vesîka, delîl, burhân. (Bkz. Delîl)
Temizliğini tam yapıp, vakitlerine uyarak beş vakit namaza devâm eden kimseye o namaz
kıyâmet gününde nûr, huccet ve delîl olur. Kim namazı zâyi ederse, Fir'avn ve Hâmân ile
haşrolur. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed bin Hanbel)
Elli dört farzdan biri de Kur'ân-ı azîm-üş-şânı huccet, tutmak, O'nun hükmüne râzı olmaktır.
(Muhammed bin Kutbüddîn İznikî)
2. Şer'î mahkemelerde bir dâvânın şâhitlerini dinledikten sonra kâdının verdiği hükmün
yazıldığı îlâm, belge.
Huccet-ül-İslâm:
1. Üç yüz bin hadîs-i şerîfi, senetleri (rivâyet edenleri) ile birlikte ezberden bilen büyük İslâm
âlimi.
Hüccet-ül-İslâm İmâm-ı Gazâlî buyurdu ki:
Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellemin dünyâya yayılan nasîhatlerinden biri şudur:
Allahü teâlânın, bir kuluna rahmet etmeyeceğine, ona gazâb ve azâb edeceğine alâmet,
dünyâya ve âhirete faydası olmayan şeylerle meşgûl olması, zamanlarını lüzumsuz şeylerle
öldürmesidir. Bir kimsenin ömründen bir saati, Allahü teâlânın beğenmediği bir şeyde
geçerse, ne kadar çok pişmân olsa, üzülse yeridir. Bir kimse kırk yaşını geçtiği hâlde onun
hayırlı işleri yâni sevâbları, kötü işlerinden, yâni günâhlarından ziyâde olmadı ise,
Cehennem'e hazırlansın." Bu hadîs-i şerîfin mânâsını iyi anlayanlara, bu nasîhat yetişir.
2. Dinde söz sâhibi mânâsına İmâm-ı Gazalî hazretlerinin lakabı.
HÜCCET-İ DÂFİA (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Bir şeyi isbata değil, ancak taleb ve iddiayı defetmeğe yarıyan hüccet.
HÜCCET-İ KASIRA (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Şahsa mahsus olup başkasına taâlluk etmeyen hüccet.
HÜCCET-İ KATIA (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Kat'i delil. Bir şeyin doğruluğunu şeksiz, şüphesiz isbata vesile olan.
HÜCCET-İ MÜSBİTE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Bir şeyin isbatında delil olan hüccet.
HÜCCET-İ MÜTEADDİYE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Taraflara münhasır olmayıp başkalarını da alâkalandıran delil.
HÜCCET-İ ZAHRİYE (Özel isim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Kenarında sebebi yazılı bulunan hükmün tasdikli suretini ihtiva eden hüccet.