"

VÂRİS

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Almanca Sözlük

varış (Zarf)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Ankunft.
Türkçe - Almanca Sözlük

varis (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Krampfader.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

varış (Zarf)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
gihiştin.
Türkçe - Kürtçe Sözlük

varis (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
1.miratxur. 2.tıb. rav, werîs.
Türkçe - Türkçe Sözlük

VARİS (Özel isim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. 1. Toplardamar genişlemesi. 2. Mirasçı.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

VÂRİS (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Cenab-ı Hakk'ın bir ismi. * Mirasçı. Kendisine miras düşen. Mirasa konan. Vefat eden birisinin maddî veya manevî mal ve mülkünde kullanmaya, tasarrufa salâhiyetli olan.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

VARİŞ (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Bir topluluk yemek yerken davetsiz olarak yemeğe katılan kimse.
Azerice - Türkçe Sözlük

varis (İsim)

(Azerice - Türkçe Sözlük) :
mirasçı
Tıp ve Hematoloji Sözlüğü

VARİS (Özel isim)

(Tıp ve Hematoloji Sözlüğü) :
Kirli kan taşıyan damarların, fonksiyonel bozuklukları sonucu ya da kan akımının önündeki bir engel nedeniyle genişliyerek kıvrımlı bir hal almasıdır.Yüzeyel olduğu gibi derin venlerde de varis gelişebilir.
İslami Terimler Sözlüğü

VÂRİS (İsim)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Mîrasçı, akrabâlık veya başka yolla, vefât eden kimsenin bıraktığı mîrâs denen maldanalmaya hak kazanan.Bir kimse maraz-ı mevtte (ölüm hastalığında), vârislere veya başkasına hediye verse,ölünce, alacaklıları geri alıp paylaşırlar. (Hacı Reşîd Paşa)2. İlim ve ma'rifette mîrasçı.Âlimler peygamberlerin vârisleridir. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî)