"

afi

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Türkçe Sözlük

AFİ (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. Çalım, gösteriş, caka.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

AFÎ (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Silen, silinmiş. Affeden, bağışlayan. * Affedilmiş, bağışlanmış. * Yalvaran. * Uzun saçlı. * Tencere altında artaya kalan.
Türkçe - İngilizce Sözlük

afi (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
slang pretension, ostentation, swagger. kesmek/satmak/yapmak slang to give oneself airs, swagger, show off.
Tıp ve Hematoloji Sözlüğü

afibrinogenemia (İsim)

(Tıp ve Hematoloji Sözlüğü) :
afibrinojenemi
Tıp ve Hematoloji Sözlüğü

AFİBRİNOJENEMİ (İsim)

(Tıp ve Hematoloji Sözlüğü) :
Otozomal resessif geçiş gösteren, fibrinojen yokluğu veya düzeyinin az olmasıyla (hipofibrinojenemi) karakterli bir herediter durumdur. Hipofibrinojenemi olguları heterozigotlardır. Herediter afibrinojenemi fibrinojen biyosentezindeki yetersizlik sonucu gelişir. Kanama eğilimi doğumdan itibaren vardır, umblikal korddan veya sünnet sonrası kanama olabilir. Diğer klinik bulgular arasında; önemsiz travmalar veya cerrahi sonrası kanama, subkutan hemoraji, epistaksis, diş çekimi sonrası kanama, yara iyileşmesinde defekt sayılabilir. Spontan dalak rüptürü, spontan hemoperikardium, masif over hemorajisi vakaları vardır. Hemartroz nadirdir. Kadınlarda menoraji görülebilir. Kanama zamanı, pıhtılaşma zamanı uzar. Fibrinojen paltelet agregasyonu için gereklidir. Bu nedenle çoğu hastada platelet fonksiyon bozukluğu vardır. Kanama epizodları plazma veya kriyopresipitat gibi fibrinojen kaynakları ile ile tedavi edilebilir.
İspanyolca - Türkçe Sözlük

afición (İsim)

(İspanyolca - Türkçe Sözlük) :
hobi
İspanyolca - Türkçe Sözlük

aficionado (Sıfat)

(İspanyolca - Türkçe Sözlük) :
taraftar
İngilizce - Türkçe Sözlük

afield (Zarf)

(İngilizce - Türkçe Sözlük) :
z. kıra, kırda, evden uzak.
Türkçe - Türkçe Sözlük

AFİF (İsim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
s. İffetli, namuslu.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

AFİF (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Temiz. Güzel. Nezih. İffetli ve namuslu olan. Haramdan sakınan. * Müstakim.