Results for "

bağı

"
Ottoman - Turkish Dictionary

BAGİ

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
İsteyen. * Zâlim. * İsyan etmiş. Asi. Yoldan sapmış. * Fık: İmâm-ı Adile âsi olan.
Azerbaijani - Turkish Dictionary

baği

(Azerbaijani - Turkish Dictionary) :
baki olan, daima var olan
Islamic Glossary

BÂĞÎ

(Islamic Glossary) :
Âsî. Haksız olarak devlet başkanına isyân eden. Çoğulu buğât'tır.Bâğîler başkaldırınca, devlet başkanı onların isyân etme sebeblerini araştırır. Niçin isyânettiklerini sorar ve kendisine itâate dâvet eder. Şâyet bâğîler, yapılan dâveti kabûl etmeyip,harbe başlarsa, devlet başkanı, onların topluluklarını dağıtınc aya kadar harb eder. (İbn-iÂbidîn)Haksız olarak devlet başkanına baş kaldıran bâğîler döğüşürken öldürülünce, namazlarıkılınmaz. Bunları yıkamak da câiz değildir. (İbn-i Nüceym)
Turkish - English dictionary

bağı

(Turkish - English dictionary) :
spell, charm.
Philosophical Dictionary

Bağı.

(Philosophical Dictionary) :
(Fr., Al, Magie, İng. Mgiç, İt. Magia). Doğayı etkilemek amacıyle yapılan işlem... Pitagorasçılıın ve yeniplatonculuğun etkisiyle antik çağ Yunan felsefesinin çöküş yıllarında ve ortaçağın son evresinde özellikle ortaya çıkan ve geniş bir etki alanı sağlayan bağıcılık, doğaya etki yapmak için kullanılan gizemci (mistik) işlemlerin tümünü kapsar. Bağıcılık, XV. yüzyılda Teosofi adı altında toplanmış olan simya, astroloji, teürji gibi çeşitli esrarcılıkları kapsamıştır. Bilim ve kültürün gelişmesiyle ispritizma ve manyetizma gibi çeşitli bağıcılık oyunları, çağımızda, halkı eğlendirmek için panayır yerlerine göç etmiş bulunmaktadır. bkz. Teosoffi, Teürji, Ruhçağrıcılık.