"bulaşık
" Kelimesi için arama sonuçları
bulaşık (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
beschmutzt, angesteckt; s Geschirr.
bulaşık (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
qilêwî.
BULAŞIK (Fiil)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
s. 1. Bulaşmış olan. 2. Bulaşabilen. 3. Bulaşmış kap, kaçak.
BULAŞIK (Fiil)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Bulaşık kapları birikmiş görmek dağınıklığa, Bulaşık yıkamak şükrü eda edilen nimete ve mutluluğa, Kurumuş bulaşık işleri vaktinde yapmamaktan kaynaklanan sıkıntılara delalet eder.
bulaşık (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. dirty dishes. 2. smeared, bedaubed, soiled; tainted. 3. disreputable, suspect, shady, unlawful, improper. 4. clinging, annoying, pestiferous. bezi dishcloth, dishrag. deniz mined waters. gemi ship with a bad bill of health. iş something unlawful, shady piece of business. makinesi dishwasher (machine). patenti foul bill of health. suyu dishwater. suyu gibi (tasting or looking) like dishwater.
bulaşık bezi (Zarf)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
s Abwaschtuch.
bulaşık makinası (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Spülmaschine.
bulaşık makinası (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
firaqşok.
bulaşık makinesi (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
lave-vaisselle
bulaşık makinesi (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
lavavajillas