"gayret
" Kelimesi için arama sonuçları
gayret (İsim)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
effort
gayret (İsim)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Eifer, e Anstrengung.
gayret (İsim)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
esfuerzo
gayret (İsim)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
xîret.
GAYRET (İsim)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is. Çalışma isteği, özenerek uğraşma: Gayret etmezseniz bu isi bitiremezsiniz.
GAYRET (İsim)
(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Dikkatle ve sebatla çalışmak. * Kıskanmak, çekememek. * Hareketli ve temiz hislerle çalışmak. * Dine, imana, namus gibi kıymetlere tecavüz edenlere karşı müdafaa için harekete gelmek.
GAYRET (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bir kimseden fâidesi bulunmayan, zararlı olan bir şeyin ayrılmasını istemek, böyle şeylerireddetmek, kabûl etmemek.Allahü teâlâ mü'min kuluna gayret eder. Mü'min de mü'mine gayret eder. (Hadîs-işerîf-Berîka)Malını; haramda, zulümde, İslâmiyet'i yıkmada, bid'atleri ve günâhları yaymakta kullananınmalının yok olmasını istemek de hased olmaz din gayreti olur. (Muhammed Hâdimî)İlmini; mal, mevkî ele geçirmek, günâh işlemek için kullanan din adamından ilmin gitmesiniistemek gayret olur. (Hâdimî)
gayret (İsim)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-ti 1. effort, energy, perseverance. 2. arduous effort, endeavor, exertion; zeal. 3. protective feeling. G! Keep at it!/Persevere! dayıya düştü. colloq. It´s time for an expert to take over. ine dokunmak to be stimulated to greater effort. etmek to endeavor, try hard, do one´s best. e gelmek 1. to set to with a will, start to work in earnest. 2. to become enthusiastic, get steamed up. e getirmek /ı/ to rouse (someone) to action. göstermek to give one´s all, try one´s hardest. vermek /a/ to encourage.
GAYRET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bir kimseden fâidesi bulunmayan, zararlı olan bir şeyin ayrılmasını istemek, böyle şeyleri
reddetmek, kabûl etmemek.
Allahü teâlâ mü'min kuluna gayret eder. Mü'min de mü'mine gayret eder. (Hadîs-i şerîf-
Berîka)
Malını; haramda, zulümde, İslâmiyet'i yıkmada, bid'atleri ve günâhları yaymakta kullananın
malının yok olmasını istemek de hased olmaz din gayreti olur. (Muhammed Hâdimî)
İlmini; mal, mevkî ele geçirmek, günâh işlemek için kullanan din adamından ilmin gitmesini
istemek gayret olur. (Hâdimî)
Gayret-i İlâhiyye:
Allahü teâlânın kullarından beğenmediği hallerin ayrılmasını istemesi, böyle şeylere rızâ
göstermemesi.
Önceki ümmetlerde kibir sâhibi birisi, eteklerini yerde sürüyerek yürürdü. Gayret-i
ilâhiyyeye dokunarak, yer bunu yuttu. (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Yûsuf aleyhisselâmın şerbetçiye; "Sultanın yanında benim ismimi söyle" demesi gayret-i
ilâhiyyeye dokunarak birkaç sene zindanda kalmasına sebeb oldu. (Muhammed Hâdimî)
Dâvûd aleyhisselâm, duâ ederken; "Yâ Rabbî! Evlâdlarımdan bir kaçının namaz kılmadığı
hiçbir gece yoktur ve oruç tutmadığı hiçbir gün geçmemiştir" demişti. Dâvûd aleyhisselâmın bu
sözü gayret-i ilâhiyyeye dokundu ve Allahü teâlâ; "Ben dilemeseydim, kuvvet ve imkân
vermeseydim, bunların hiçbiri yapılamazdı" buyurdu. (Muhammed Hâdimî)
GAYRET / GAYRETE GETİRMEK (İsim)
(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Her türlü meşru gayret başarıya, yüzün gülmesine delalet eder. ( Gayrete Getirmek için Bakınız; Teşvik Etmek.)