"ŞEVVÂL AYI
" Kelimesi için arama sonuçları
ŞEVVÂL AYI (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Arabî ayların onuncusu, Ramazân-ı şerîften sonraki ay.Ramazân-ı şerîf ayında oruç tutup, ardından Şevvâl ayından da altı gün daha oruçtutan, bir yıl oruç tutmuş gibi olur. (Hadîs-i şerîf-Müslim)Ramazân-ı şerîf ayında orucunu tutup, ardından Şevvâl ayında altı gün daha oruçtutan, günâhlardan, anadan doğduğu gün gibi sıyrılır, kurtulur. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)Şevvâl ayının birinci günü, fıtr (Ramazân) bayramının; Zilhicce'nin onuncu günü ise,Kurban bayramının birinci günleridir. Bu iki günde, güneş doğduktan ve kerâhat vakti (namazkılmak haram olan vakit) çıktıktan sonra, yâni işrâk vaktinde, iki rek'at bayram namazı kılmak,erkeklere vâcibdir. Bayram namazlarının şartları, Cumâ namazının şartları gibidir. Fakat buradahutbe sünnettir ve namazdan sonra okunur. Fıtr bayramında, namazdan önce tatlı (hurma veyaşeker) yemek, gusletmek, misvâk kullanmak, en iyi elbise giymek, fıtrayı namazdan öncevermek, yolda yavaşça tekbîr okumak müstehâbdır. (Enver Şah Keşmîrî)
ŞEVVÂL AYI
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Arabî ayların onuncusu, Ramazân-ı şerîften sonraki ay.
Ramazân-ı şerîf ayında oruç tutup, ardından Şevvâl ayından da altı gün daha oruç tutan,
bir yıl oruç tutmuş gibi olur. (Hadîs-i şerîf-Müslim)
Ramazân-ı şerîf ayında orucunu tutup, ardından Şevvâl ayında altı gün daha oruç tutan,
günâhlardan, anadan doğduğu gün gibi sıyrılır, kurtulur. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)
Şevvâl ayının birinci günü, fıtr (Ramazân) bayramının; Zilhicce'nin onuncu günü ise, Kurban
bayramının birinci günleridir. Bu iki günde, güneş doğduktan ve kerâhat vakti (namaz kılmak
haram olan vakit) çıktıktan sonra, yâni işrâk vaktinde, iki rek'at bayram namazı kılmak, erkeklere
vâcibdir. Bayram namazlarının şartları, Cumâ namazının şartları gibidir. Fakat burada hutbe
sünnettir ve namazdan sonra okunur. Fıtr bayramında, namazdan önce tatlı (hurma veya şeker)
yemek, gusletmek, misvâk kullanmak, en iyi elbise giymek, fıtrayı namazdan önce vermek, yolda
yavaşça tekbîr okumak müstehâbdır. (Enver Şah Keşmîrî)