"TÂRÛH
" Kelimesi için arama sonuçları
TÂRÛH (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İbrâhim aleyhisselâmın asıl, öz babası.Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden anlaşıldığı ve binlerce İslâm âliminin kitâbında yazıldığıüzere Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem anaları ve babaları arasındabulunmakla şereflenen bahtiyârların hepsi; zamanlarının ve memleketle rinin en asîl, en şerefli,en cemîl, en temiz zâtları idi. Hepsi azîz, mükerrem ve muhterem idi. İbrâhim aleyhisselâmınbabası Târûh da mü'min olup, fenâ ahlâktan ve âdî, çirkin sıfatlardan uzak idi. Kâfir olan Âzer,babası değil, amcası idi. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)En'âm sûresinin meâl-i şerîfi; "İbrâhim (aleyhisselâm) babası Âzere dediği zaman" olanyetmiş dördüncü âyet-i kerîmesine açık mânâ verilmez. Çünkü Âzer kelimesi baba kelimesininatf-ı beyânıdır. Yâni açıklayıcı bir lafızdır. İbrâhim aleyhisselâm iki kimseye baba demektedir.Birisi kendi babası olan Târûh, diğeri baba dediği amcası veya üvey babası Âzer idi. (Beydâvîve Seyyid Abdülhakîm)Âzer'in amca olduğunu Ehl-i kitâb ve târihçiler söz birliği ile bildirmişlerdir. Âzer'in babaolmadığını, İbrâhim aleyhisselâmın babasının Târûh olduğunu İbn-i Abbâs da radıyallahüanhümâ bildirdi. (İmâm-ı Süyûtî)Âzer, İbrâhim aleyhisselâmın üvey babasıdır. Kendisi çocuk iken ölen asıl babası Târûh'tur.Âzer put yapan bir san'atkâr idi. İbrâhim aleyhisselâm daha çocuk iken putlara ibâdetedilmeyeceğini anlamış, üvey babasının yaptığı putları parçalamış ve bul undukları memleketinyâni Bâbil'in hükümdârı olan Nemrûd'u îmâna dâvet etmiştir. (Senâullah Dehlevî, Süyûtî)
TÂRÛH
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İbrâhim aleyhisselâmın asıl, öz babası.
Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerden anlaşıldığı ve binlerce İslâm âliminin kitâbında yazıldığı
üzere Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem anaları ve babaları arasında bulunmakla
şereflenen bahtiyârların hepsi; zamanlarının ve memleketlerinin en asîl, en şerefli, en cemîl, en
temiz zâtları idi. Hepsi azîz, mükerrem ve muhterem idi. İbrâhim aleyhisselâmın babası Târûh da
mü'min olup, fenâ ahlâktan ve âdî, çirkin sıfatlardan uzak idi. Kâfir olan Âzer, babası değil,
amcası idi. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
En'âm sûresinin meâl-i şerîfi; "İbrâhim (aleyhisselâm) babası Âzere dediği zaman" olan
yetmiş dördüncü âyet-i kerîmesine açık mânâ verilmez. Çünkü Âzer kelimesi baba kelimesinin
atf-ı beyânıdır. Yâni açıklayıcı bir lafızdır. İbrâhim aleyhisselâm iki kimseye baba demektedir.
Birisi kendi babası olan Târûh, diğeri baba dediği amcası veya üvey babası Âzer idi. (Beydâvî ve
Seyyid Abdülhakîm)
Âzer'in amca olduğunu Ehl-i kitâb ve târihçiler söz birliği ile bildirmişlerdir. Âzer'in baba
olmadığını, İbrâhim aleyhisselâmın babasının Târûh olduğunu İbn-i Abbâs da radıyallahü
anhümâ bildirdi. (İmâm-ı Süyûtî)
Âzer, İbrâhim aleyhisselâmın üvey babasıdır. Kendisi çocuk iken ölen asıl babası Târûh'tur.
Âzer put yapan bir san'atkâr idi. İbrâhim aleyhisselâm daha çocuk iken putlara ibâdet
edilmeyeceğini anlamış, üvey babasının yaptığı putları parçalamış ve bulundukları memleketin
yâni Bâbil'in hükümdârı olan Nemrûd'u îmâna dâvet etmiştir. (Senâullah Dehlevî, Süyûtî)