"

içerik

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransızca Sözlük

içerik (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
contenu
Türkçe - Almanca Sözlük

içerik (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Inhalt.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

içerik (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
contenido
Türkçe - Kürtçe Sözlük

içerik (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
nêverok.
Türkçe - İngilizce Sözlük

içerik (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. content; contents. 2. psych. content. 3. log. implicit, implied.
Sosyoloji Sözlüğü

İÇERİK ANALİZİ [İng. Content analysis]: (İsim)

(Sosyoloji Sözlüğü) :
Objektiflik, sistematiklik ve sayısal tanımlara dayalı olarak iletişimin yazılı kapsamını/içeriğini tanımlama tekniğidir. Analiz, sosyal realitenin yazılı/açık içerik özelliklerinden, yazılı/açık olmayan içeriğin özellikleri hakkında çıkarım yapmaya dayanır. (Gökçe, O., 1994)
Felsefe Sözlüğü

İçerik. (Sayı)

(Felsefe Sözlüğü) :
(Os. Muhteva, Fr., al., ing. Implicite). Bir şeyin içinde bulunan... Mantık terimi olarak açık ve seçik söylenen'i dilegetiren belirtik (Os. Skarih, Fr. Explicite; Al., İng. Explicit) karşıtıdır ve bir deyide açıkça söylenmediği halde evarlğı anlaşılabileni dilegetirir. bkz. Biçim ve Öz.
Türkçe - İngilizce Sözlük

içerikçi (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. person who stresses content (as opposed to form). 2. (someone) who stresses content (as opposed to form); (something) in which content is stressed (over form).
Türkçe - İngilizce Sözlük

içerikli (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
(something) which deals mainly with: dinsel içerikli bir kitap a book about religion.
Türkçe - İngilizce Sözlük

içeriksel (Sıfat)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
related to content: Bu romanı içeriksel bakımdan bir hiç sayıyorum. I think this novel is completely lacking in content.