"CENNET
" Kelimesi için arama sonuçları
CENNET (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bahçe. Âhirette müslümanların nîmet ve mutluluk içerisinde sonsuz olarak yaşayacaklarıyer.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:Rabbinizden (af ve) mağfiret istemeye ve Cennet'e girmeğe koşunuz. Bunun içinçalışınız! Cennet'in büyüklüğü, gökler ve yer küresi kadardır. Cennet, Allahü teâlâdankorkanlar için hazırlandı. Bunlar, az bulunsa da mallarını Allah yolunda verirler,öfkelerini belli etmezler, herkesi affederler. Allahü teâlâ, ihsân edenleri sever. (Âl-i İmrânsûresi: 133)Dikkat edin, Cennet için hazırlanan yok mudur? Kâbe'nin Rabbi'ne (Allahü teâlâya)yemîn olsun ki, Cennet'te tehlike diye bir şey yoktur. Cennet, parlayan bir nûr, etrâfayayılan bir kokudur. Binâları kuvvetlidir. Irmakları devamlı akar, bol ve kemâle ermişmeyve yeridir. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn)Cennet, anaların ayağı altındadır. (Hadîs-i şerîf-Nesâî, Ahmed bin Hanbel)Allahü teâlâ arş ve kürsî altında, yedi kat göklerin üstünde, arşın nûru ile birbirinden yükseksekiz Cennet yaratmıştır: Birincisi, Dâr-ül Cinân, beyaz incidendir. İkincisi, Dâr-üs-Selâm,kırmızı yâkuttandır. Üçüncüsü, Cennet-ül-Me'vâ, yeşil zeberce ddendir. Dördüncüsü,Cennet-ül-Huld, kırmızı ve sarı mercandandır. Beşincisi, Cennet-ün-Naîm, beyaz gümüştendir.Altıncısı, Cennet-ül-Firdevs, kırmızı altındandır. Yedincisi Cennet-ül-Adn büyük beyazincidendir. Sekizincisi Dâr-ül-Karâr, kırmızı altındandır. (Peygamberler Târihi)Cennet'e girmek îmâna bağlıdır. Îmân da Allahü teâlânın ihsânıdır. (İmâm-ı Rabbânî)Kalbinde zerre kadar îmânı olan kimse, Cehennem'de sonsuz kalmıyacak, Allahü teâlânınrahmetine kavuşarak Cennet'e girecektir. (İmâm-ı Rabbânî)Şol Cennet'in ırmaklarıAkar Allah deyû deyû.Çıkmış İslâm bülbülleri,Öter Allah deyû deyû.(Yûnus Emre)
CENNET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bahçe. Âhirette müslümanların nîmet ve mutluluk içerisinde sonsuz olarak yaşayacakları yer.
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:
Rabbinizden (af ve) mağfiret istemeye ve Cennet'e girmeğe koşunuz. Bunun için çalışınız!
Cennet'in büyüklüğü, gökler ve yer küresi kadardır. Cennet, Allahü teâlâdan korkanlar için
hazırlandı. Bunlar, az bulunsa da mallarını Allah yolunda verirler, öfkelerini belli etmezler,
herkesi affederler. Allahü teâlâ, ihsân edenleri sever. (Âl-i İmrân sûresi: 133)
Dikkat edin, Cennet için hazırlanan yok mudur? Kâbe'nin Rabbi'ne (Allahü teâlâya) yemîn
olsun ki, Cennet'te tehlike diye bir şey yoktur. Cennet, parlayan bir nûr, etrâfa yayılan bir
kokudur. Binâları kuvvetlidir. Irmakları devamlı akar, bol ve kemâle ermiş meyve yeridir.
(Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn)
Cennet, anaların ayağı altındadır. (Hadîs-i şerîf-Nesâî, Ahmed bin Hanbel)
Allahü teâlâ arş ve kürsî altında, yedi kat göklerin üstünde, arşın nûru ile birbirinden yüksek
sekiz Cennet yaratmıştır: Birincisi, Dâr-ül Cinân, beyaz incidendir. İkincisi, Dâr-üs-Selâm,
kırmızı yâkuttandır. Üçüncüsü, Cennet-ül-Me'vâ, yeşil zeberceddendir. Dördüncüsü, Cennet-ül-
Huld, kırmızı ve sarı mercandandır. Beşincisi, Cennet-ün-Naîm, beyaz gümüştendir. Altıncısı,
Cennet-ül-Firdevs, kırmızı altındandır. Yedincisi Cennet-ül-Adn büyük beyaz incidendir.
Sekizincisi Dâr-ül-Karâr, kırmızı altındandır. (Peygamberler Târihi)
Cennet'e girmek îmâna bağlıdır. Îmân da Allahü teâlânın ihsânıdır. (İmâm-ı Rabbânî)
Kalbinde zerre kadar îmânı olan kimse, Cehennem'de sonsuz kalmıyacak, Allahü teâlânın
rahmetine kavuşarak Cennet'e girecektir. (İmâm-ı Rabbânî)
Şol Cennet'in ırmakları
Akar Allah deyû deyû.
Çıkmış İslâm bülbülleri,
Öter Allah deyû deyû.
(Yûnus Emre)