"HASLET
" Kelimesi için arama sonuçları
HASLET (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnsanın yaratılışındaki huy, mîzâc, tabîat, karakter.Şu dört haslet kimde varsa o hâlis münâfıktır. Bunlardan bir tânesi kendisindebulunan kimse, onu terk etmedikçe, kendisinde münâfıklıktan bir haslet bulunur. Birincisiemânete hıyânet etmek, ikincisi konuşunca yalan söylemek, üçüncüsü sözündedurmamak, dördüncüsü başkalarına devâmlı kötülük yapmak. (Hadîs-i şerîf-Tebyîn)Kimde şu dört haslet bulunursa, bu hasletler o kimseyi yüksek derecelere kavuşturur. HemAllah katında, hem de insanlar yanında kıymeti çok olur. Birincisi hilm (yumuşaklık), ikincisiilim, üçüncüsü cömertlik, dördüncüsü güzel ahlâk sâhibi olmak. (Cüneyd-i Bağdâdî)Türkleri maddeten yıkmak ve ezmek mümkün değildir. Çünkü Türkler, müslüman olduklarıiçin çok sabırlı ve mukâvemetli (dayanıklı) insanlardır. Kuvvetli îmân sâhibidirler. Çok çalışkanve zekîdirler. Bu hasletleri; dinlerine bağlılıklarından, kadere rı zâ göstermelerinden, devletadamlarına itâat duygularından gelmektedir. Türkleri parçalamanın ve yenmenin tek yolu;evvelâ itâat duygusunu kırmak ve mânevî bağlarını parçalamak, dînî metânetlerini(sağlamlığını) zaafa uğratmak (zayıflatmak)tır. Bunun da en kısa yolu, millî geleneklerine vemânevî duygularına uymayan hâricî (yabancı) fikirler ve hareketlere alıştırmaktır... (PatrikGregoryus-Rus sefîri İgnatiyef'in hâtıralarından)
HASLET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnsanın yaratılışındaki huy, mîzâc, tabîat, karakter.
Şu dört haslet kimde varsa o hâlis münâfıktır. Bunlardan bir tânesi kendisinde bulunan
kimse, onu terk etmedikçe, kendisinde münâfıklıktan bir haslet bulunur. Birincisi emânete
hıyânet etmek, ikincisi konuşunca yalan söylemek, üçüncüsü sözünde durmamak, dördüncüsü
başkalarına devâmlı kötülük yapmak. (Hadîs-i şerîf-Tebyîn)
Kimde şu dört haslet bulunursa, bu hasletler o kimseyi yüksek derecelere kavuşturur. Hem
Allah katında, hem de insanlar yanında kıymeti çok olur. Birincisi hilm (yumuşaklık), ikincisi
ilim, üçüncüsü cömertlik, dördüncüsü güzel ahlâk sâhibi olmak. (Cüneyd-i Bağdâdî)
Türkleri maddeten yıkmak ve ezmek mümkün değildir. Çünkü Türkler, müslüman oldukları
için çok sabırlı ve mukâvemetli (dayanıklı) insanlardır. Kuvvetli îmân sâhibidirler. Çok çalışkan
ve zekîdirler. Bu hasletleri; dinlerine bağlılıklarından, kadere rızâ göstermelerinden, devlet
adamlarına itâat duygularından gelmektedir. Türkleri parçalamanın ve yenmenin tek yolu; evvelâ
itâat duygusunu kırmak ve mânevî bağlarını parçalamak, dînî metânetlerini (sağlamlığını) zaafa
uğratmak (zayıflatmak)tır. Bunun da en kısa yolu, millî geleneklerine ve mânevî duygularına
uymayan hâricî (yabancı) fikirler ve hareketlere alıştırmaktır... (Patrik Gregoryus-Rus sefîri
İgnatiyef'in hâtıralarından)