"KİTÂB
" Kelimesi için arama sonuçları
KİTÂB (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Edille-i şer'iyyenin (İslâm dînindeki hükümlerin, din bilgilerinin) birinci kaynağı olanKur'ân-ı kerîm.Kitâb; Allahü teâlânın, Resûlü Muhammed aleyhisselâma indirdiği, mushaflarda yazılı, bizekadar tevâtür yoluyla, yalan üzere birleşmeleri aklen mümkün olmayan bir topluluk tarafındanArabca olarak nakledilen kelâm-ı kadîmdir (Allahü teâlânın sözüdür) . Bütün insanların dünyâve âhiret hayâtının her yönüne âit hükümleri bilgileri içerisinde bulundurur. İçine aldığıhükümler, bilgiler üç kısımdır: Îmân esaslarına dâir hükümler, mükelleflerin söz ve işlerine dâirbilgiler, rûh ve mâneviyâtın düzeltilip, nefsin ve ahlâkın terbiyesine âit hükümlerdir.(Abdülhakîm Arvâsî)2. Amel defteri.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:Biz azîmüşşân, insan için sahîfesi açılmış olarak, kendisine vâsıl olan kitab göndeririz.(İsrâ sûresi: 13)
KİTÂB
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Edille-i şer'iyyenin (İslâm dînindeki hükümlerin, din bilgilerinin) birinci kaynağı olan
Kur'ân-ı kerîm.
Kitâb; Allahü teâlânın, Resûlü Muhammed aleyhisselâma indirdiği, mushaflarda yazılı, bize
kadar tevâtür yoluyla, yalan üzere birleşmeleri aklen mümkün olmayan bir topluluk tarafından
Arabca olarak nakledilen kelâm-ı kadîmdir (Allahü teâlânın sözüdür). Bütün insanların dünyâ ve
âhiret hayâtının her yönüne âit hükümleri bilgileri içerisinde bulundurur. İçine aldığı hükümler,
bilgiler üç kısımdır: Îmân esaslarına dâir hükümler, mükelleflerin söz ve işlerine dâir bilgiler, rûh
ve mâneviyâtın düzeltilip, nefsin ve ahlâkın terbiyesine âit hükümlerdir. (Abdülhakîm Arvâsî)
2. Amel defteri.
Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:
Biz azîmüşşân, insan için sahîfesi açılmış olarak, kendisine vâsıl olan kitab göndeririz.
(İsrâ sûresi: 13)
Kitâb ve Sünnet:
Kur'ân-ı kerîm ve Peygamber efendimizin hadîs-i şerîfleri (söz, iş ve görüp de bir şey
demedikleri hususlar) mânâsına olan bir terim.
Sünnet kelimesinin dînimizde üç mânâsı vardır: "Kitâb ve sünnet" birlikte söylenince; Kitâb,
Kur'ân-ı kerîm, sünnet de, hadîs-i şerîfler demektir. (Farz ve Sünnet) denilince; farz, Allahü
teâlânın emirleri, sünnet ise Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem sünneti yâni emirleri
demektir. Sünnet kelimesi yalnız olarak söylenince, şerî'at yâni bütün ahkâm-ı İslâmiyye
(İslâmiyet'teki emirler ve yasaklar) demektir. (M. Sıddîk Gümüş)
Ezan, Kitâb ve Sünnet ile bildirilmiştir. (İbn-i Âbidîn)
Bir velî, İslâmiyet'e uydukça ilerler. İlhâmları artar fakat, velîlere gelen ilhâmlar kitab ve
sünnetin üstüne çıkamaz. (Muhyiddîn ibni Arabî)
İnsanları, Allahü teâlânın sevgisine kavuşturacak yol, yalnız Muhammed aleyhisselâmın
yoludur. Bundan başka olan dinler, mezhebler, tarîkatler, rüyâlar çıkmaz sokaktır. İnsanı seâdete
kavuşturmazlar.Kur'ân-ı kerîmin ahkâmını, hükümlerini öğrenmeyen, hadîs-i şerîflere uymayan
kimse, câhil ve gâfildir. Buna uymamalıdır. Bizim ilmimiz, mezhebimiz kitâb ile sünnettir.
(Cüneyd-i Bağdâdî)
Çok vakit kalbime düşünceler geliyor.Kitâba ve sünnete uygun bulursam kabûl ediyorum.
(Ebû Süleymân Dârânî)
Kitâb-ı Mukaddes:
Hıristiyanların mukaddes bilip inandıkları Ahd-i atîk (Eski ahd) ve Ahd-i cedîd (Yeni ahd)
kısımlarından meydana gelen kitab. İncîl.
Îsâ aleyhisselâma İncîl isminde bir kitâb nâzil oldu. Fakat yahûdîler bu kitabı seksen sene
içinde yok ettiler. Sonradan ortaya çıkan ve hıristiyanların, Allahü teâlâ tarafından gönderildiğine
inandıkları Kitâb-ı Mukaddes iki kısımdır. Birincisi, Ahd-i atîk (Eski ahd), o zamâna kadar gelen
peygamberlerin (aleyhimüsselâm) ve bilhassa Mûsâ aleyhisselâmın bildirdiklerini ihtivâ eder.
İkincisi Ahd-i Cedîddir (Yeni ahd). Esas olarak Îsâ aleyhisselâma inananlardan Matta, Markos,
Luka ve Yuhannâ'nın yazdıkları kitablar olup, Îsâ aleyhisselâmın hayâtı, yaptığı işler ve verdiği
nasîhatları ihtivâ eder. Fakat Kitâb-ı mukaddes içinde bulunan hakîki bilgilere birçok yanlış
düşünceler, efsâneler ve hurâfeler eklenmiştir. (Manastırlı Müderris Hâcı Abdullah Abdi Bey)
Hıristiyanların, Allahü teâlâ tarafından gönderildiğine inandıkları Kitâb-ı mukaddeste zulmü,
vahşeti emr eden pekçok yerler vardır. Ahd-i atik'in Huruç (çıkış) kitâbının 23. bâbının 23. ve 24.
âyetlerinden sonra Mûsâ aleyhisselâmın kadınları sağ bıraktığı için subaylarına kızdığı ve bütün
kadınların ve erkek çocuklarının öldürülmesini emr ettiği yazılıdır. (Harputlu İshâk Efendi)
Bugün elde bulunan Kitâb-ı mukaddeste mevcut olan ilim, akıl ve ahlâk dışı yazılar
meydandadır. Buna karşılık İslâm âlimlerinin akla, ilme, fenne ve medeniyete ışık tutan yazıları
da dünyâ kütübhânelerini doldurmaktadır. (Harputlu İshâk Efendi)
Kitâb ve Sünnet (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kur'ân-ı kerîm ve Peygamber efendimizin hadîs-i şerîfleri (söz, iş ve görüp de bir şeydemedikleri hususlar) mânâsına olan bir terim.Sünnet kelimesinin dînimizde üç mânâsı vardır: "Kitâb ve sünnet" birlikte söylenince; Kitâb,Kur'ân-ı kerîm, sünnet de, hadîs-i şerîfler demektir. (Farz ve Sünnet) denilince; farz, Allahüteâlânın emirleri, sünnet ise Peygamberimizin sallallahü aleyh i ve sellem sünneti yâni emirleridemektir. Sünnet kelimesi yalnız olarak söylenince, şerî'at yâni bütün ahkâm-ı İslâmiyye(İslâmiyet'teki emirler ve yasaklar) demektir. (M. Sıddîk Gümüş)Ezan, Kitâb ve Sünnet ile bildirilmiştir. (İbn-i Âbidîn)Bir velî, İslâmiyet'e uydukça ilerler. İlhâmları artar fakat, velîlere gelen ilhâmlar kitab vesünnetin üstüne çıkamaz. (Muhyiddîn ibni Arabî)İnsanları, Allahü teâlânın sevgisine kavuşturacak yol, yalnız Muhammed aleyhisselâmınyoludur. Bundan başka olan dinler, mezhebler, tarîkatler, rüyâlar çıkmaz sokaktır. İnsanıseâdete kavuşturmazlar.Kur'ân-ı kerîmin ahkâmını, hükümlerini öğrenmeyen, hadîs-i şerîflereuymayan kimse, câhil ve gâfildir. Buna uymamalıdır. Bizim ilmimiz, mezhebimiz kitâb ilesünnettir. (Cüneyd-i Bağdâdî)Çok vakit kalbime düşünceler geliyor.Kitâba ve sünnete uygun bulursam kabûl ediyorum.(Ebû Süleymân Dârânî)
Kitâb-ı Mukaddes (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Hıristiyanların mukaddes bilip inandıkları Ahd-i atîk (Eski ahd) ve Ahd-i cedîd (Yeni ahd)kısımlarından meydana gelen kitab. İncîl.Îsâ aleyhisselâma İncîl isminde bir kitâb nâzil oldu. Fakat yahûdîler bu kitabı seksen seneiçinde yok ettiler. Sonradan ortaya çıkan ve hıristiyanların, Allahü teâlâ tarafındangönderildiğine inandıkları Kitâb-ı Mukaddes iki kısımdır. Birincisi, Ahd -i atîk (Eski ahd), ozamâna kadar gelen peygamberlerin (aleyhimüsselâm) ve bilhassa Mûsâ aleyhisselâmınbildirdiklerini ihtivâ eder. İkincisi Ahd-i Cedîddir (Yeni ahd). Esas olarak Îsâ aleyhisselâmainananlardan Matta, Markos, Luka ve Yuhannâ'nın yazdıkları kitablar olup, Îsâ aleyhisselâmınhayâtı, yaptığı işler ve verdiği nasîhatları ihtivâ eder. Fakat Kitâb-ı mukaddes içinde bulunanhakîki bilgilere birçok yanlış düşünceler, efsâneler ve hurâfeler eklenmiştir. (ManastırlıMüderris Hâcı Abdullah Abdi Bey)Hıristiyanların, Allahü teâlâ tarafından gönderildiğine inandıkları Kitâb-ı mukaddestezulmü, vahşeti emr eden pekçok yerler vardır. Ahd-i atik'in Huruç (çıkış) kitâbının 23. bâbının23. ve 24. âyetlerinden sonra Mûsâ aleyhisselâmın kadınları sağ bır aktığı için subaylarınakızdığı ve bütün kadınların ve erkek çocuklarının öldürülmesini emr ettiği yazılıdır. (Harputluİshâk Efendi)Bugün elde bulunan Kitâb-ı mukaddeste mevcut olan ilim, akıl ve ahlâk dışı yazılarmeydandadır. Buna karşılık İslâm âlimlerinin akla, ilme, fenne ve medeniyete ışık tutan yazılarıda dünyâ kütübhânelerini doldurmaktadır. (Harputlu İshâk Efendi)
KİTÂBET (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kâtiblik, yazıcılık, yazı yazma ilmi.1. Güzel yazı ve güzel ifâde için lâzım olan yazı yazma usûl ve kâideleri.Din bilgileri, dünyâda ve âhirette huzûru, saâdeti kazandıran bilgilerdir. Bunlar da iki kısmaayrılır: Ulûm-i âliyye (yüksek din bilgileri) ve ulûm-i ibtidâiyye (âlet ilimleri). Yüksek dinbilgileri sekizdir. Bu sekiz yüksek din bilgisini öğrenebilmek için lâzım olan âlet ilimleri onikidir. Bunlar; sarf, iştikâk, nahv, kitâbet, iştikâk-ı kebîr, lügat, metn-i lügat, beyân, me'ânî,bedî, belâgât ve inşâ ilimleridir. Din âlimi olmak için sekiz yüksek din bilgisini bütün incelikleriile fen bilgilerini de lüzûmu kadar öğrenmek lâzımdır. (Abdülgânî Nablüsî)2. Kölenin belirli bir ücreti ödemek veya bildirilen şartları yerine getirmek karşılığında âzâdedileceğine (serbest bırakılacağına) dâir sâhibi ile yaptığı akid, sözleşme. (Bkz. Mükâteb)
KİTÂBET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kâtiblik, yazıcılık, yazı yazma ilmi.
1. Güzel yazı ve güzel ifâde için lâzım olan yazı yazma usûl ve kâideleri.
Din bilgileri, dünyâda ve âhirette huzûru, saâdeti kazandıran bilgilerdir. Bunlar da iki kısma
ayrılır: Ulûm-i âliyye (yüksek din bilgileri) ve ulûm-i ibtidâiyye (âlet ilimleri). Yüksek din
bilgileri sekizdir. Bu sekiz yüksek din bilgisini öğrenebilmek için lâzım olan âlet ilimleri on
ikidir. Bunlar; sarf, iştikâk, nahv, kitâbet, iştikâk-ı kebîr, lügat, metn-i lügat, beyân, me'ânî, bedî,
belâgât ve inşâ ilimleridir. Din âlimi olmak için sekiz yüksek din bilgisini bütün incelikleri ile fen
bilgilerini de lüzûmu kadar öğrenmek lâzımdır. (Abdülgânî Nablüsî)
2. Kölenin belirli bir ücreti ödemek veya bildirilen şartları yerine getirmek karşılığında âzâd
edileceğine (serbest bırakılacağına) dâir sâhibi ile yaptığı akid, sözleşme. (Bkz. Mükâteb)
KİTABLI KÂFİRLER (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İncîl ve Tevrât'tan birine inanan kâfirler. Hıristiyanlar ve Yahûdîler. (Bkz. Ehl-i Kitab)Müslüman erkeğin kitablı kâfir kadını nikâh etmesi câizdir. Başka kâfir kadınla ve mürtedolmuş, dinden çıkmış kadınla evlenmesi câiz değildir. (İbn-i Âbidîn)
KİTABLI KÂFİRLER
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İncîl ve Tevrât'tan birine inanan kâfirler. Hıristiyanlar ve Yahûdîler. (Bkz. Ehl-i Kitab)
Müslüman erkeğin kitablı kâfir kadını nikâh etmesi câizdir. Başka kâfir kadınla ve mürted
olmuş, dinden çıkmış kadınla evlenmesi câiz değildir. (İbn-i Âbidîn)
KİTABSIZ KÂFİRLER (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ehl-i kitâbın dışındaki kâfirler, dinsizler.Müslümanlar, âhirete inanıyor. Kitabsız kâfirler inkâr ediyor. Tekrar dirilmek olmasaydı,inanmayanlar bir şey kazanmaz, müslümanlar da zarar etmezdi. Fakat kâfirlerin dediğiolmayınca, sonsuz azâb çekeceklerdir. (Hazret-i Ali)Kitabsız kâfirlerin kestikleri yenmez, kızları alınmaz ve kız verilmez. (Muhammed Hâdimî)Her müslüman iyi bilsin ki, bütün san'atlar, farz-ı kifâyedir. Bunu düşünerek, bir san'atayapışmak, ibâdet etmek olur. İster kitablı kâfirler keşf etsin, bulsun, ister kitabsız kâfirler, hersan'atı öğrenmek ve hele harb vâsıtalarını en modern, en i leri şekilde yapmağa çalışmak farzdır.(İmâm-ı Gazâlî)
KİTABSIZ KÂFİRLER
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ehl-i kitâbın dışındaki kâfirler, dinsizler.
Müslümanlar, âhirete inanıyor. Kitabsız kâfirler inkâr ediyor. Tekrar dirilmek olmasaydı,
inanmayanlar bir şey kazanmaz, müslümanlar da zarar etmezdi. Fakat kâfirlerin dediği
olmayınca, sonsuz azâb çekeceklerdir. (Hazret-i Ali)
Kitabsız kâfirlerin kestikleri yenmez, kızları alınmaz ve kız verilmez. (Muhammed Hâdimî)
Her müslüman iyi bilsin ki, bütün san'atlar, farz-ı kifâyedir. Bunu düşünerek, bir san'ata
yapışmak, ibâdet etmek olur. İster kitablı kâfirler keşf etsin, bulsun, ister kitabsız kâfirler, her
san'atı öğrenmek ve hele harb vâsıtalarını en modern, en ileri şekilde yapmağa çalışmak farzdır.
(İmâm-ı Gazâlî)