"MÜRÜVVET
" Kelimesi için arama sonuçları
MÜRÜVVET (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnsanlık, yiğitlik. Muhtâc olanlara, lâzım olan şeyleri vermek, başkalarına faydalı olmak,iyilik yapmak arzusu, insanlık. Adâleti yerine getirme ve hiç kimseden intikam almayıistememe.Her kim insanlarla muâmele ederken onlara zulüm etmezse, onlarla konuşurken yalansöylemezse, onlara verdiği vaadi yerine getirirse, mürüvveti tam, adâleti açık, dostluğuvâcib olur. (Hadîs-i şerîf-Edeb-üd-Dünyâ ved-Dîn)Haram işlememek, günâhlardan sakınmak, insaf ile hüküm vermek, zulm etmemek, hakkıolmayana göz dikmemek, kölesi olmayan kimseyi karşılıksız çalıştırmamak, zayıfa karşıkuvvetliye yardım etmemek, alçak olanı şerefliye tercih etmemek, vebâl ve günâh o lan şeyleresevinmemek, kötü isim yapacak olan hareketlerde bulunmamak mürüvvetin şartlarındandır.(İmâm-ı Mâverdî)Mürüvveti bulunmayanın ibâdeti kâmil (olgun) değildir. (Dâvûd-i Tâî)Kimim var hazretinden gayri arz eyleyeyim hâlim,Yüce zâtına âiddir mürüvvet, yâ Resûlallah!(Adlî)Malı, şerîatin ve mürüvvetin uygun görmediği yerlere dağıtmaya, isrâf veya tebzîr denir.(Birgivî)
MÜRÜVVET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnsanlık, yiğitlik. Muhtâc olanlara, lâzım olan şeyleri vermek, başkalarına faydalı olmak,
iyilik yapmak arzusu, insanlık. Adâleti yerine getirme ve hiç kimseden intikam almayı istememe.
Her kim insanlarla muâmele ederken onlara zulüm etmezse, onlarla konuşurken yalan
söylemezse, onlara verdiği vaadi yerine getirirse, mürüvveti tam, adâleti açık, dostluğu vâcib
olur. (Hadîs-i şerîf-Edeb-üd-Dünyâ ved-Dîn)
Haram işlememek, günâhlardan sakınmak, insaf ile hüküm vermek, zulm etmemek, hakkı
olmayana göz dikmemek, kölesi olmayan kimseyi karşılıksız çalıştırmamak, zayıfa karşı
kuvvetliye yardım etmemek, alçak olanı şerefliye tercih etmemek, vebâl ve günâh olan şeylere
sevinmemek, kötü isim yapacak olan hareketlerde bulunmamak mürüvvetin şartlarındandır.
(İmâm-ı Mâverdî)
Mürüvveti bulunmayanın ibâdeti kâmil (olgun) değildir. (Dâvûd-i Tâî)
Kimim var hazretinden gayri arz eyleyeyim hâlim,
Yüce zâtına âiddir mürüvvet, yâ Resûlallah!
(Adlî)
Malı, şerîatin ve mürüvvetin uygun görmediği yerlere dağıtmaya, isrâf veya tebzîr denir.
(Birgivî)