"REGÂİB GECESİ
" Kelimesi için arama sonuçları
REGÂİB GECESİ (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mübârek gecelerden. Receb ayının ilk Cumâ gecesi. Regâib, ragîbetin çoğuludur. Ragîbet;ihsân, ikrâm demektir.Allahü teâlâ, Regâib gecesinde mü'min kullarına, ragîbetler yapar. Regâib gecesinde yapılanduâ red olmaz ve namaz, oruç, sadaka gibi ibâdetlere kat kat sevâb verilir. O geceye hürmetedenleri affeyler. (Seyyid Abdülhakîm)Türkiye'de ve birçok İslâm memleketlerinde bir asırdan beri Peygamber efendimizinsallallahü aleyhi ve sellem mübârek babası Abdullah'ın evlendiği geceye, Regâib kandili ismiveriyorlar. Regâib gecesine böyle mânâ vermek doğru değildir. Böyle mânâ ve rmek,Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) dokuz aydan önce dünyâyı teşrif etmiş olduğunu yânidoğduğunu bildirmek olur ki, bu da noksanlık ve kusurdur. Her bakımdan her insanın üstündeve her bakımdan kusursuz olduğu gibi, Âmine vâlidemizi nûrlandırdığı zaman da noksan vekusurlu değildi. Bu zamânın noksan olması tıp ilminde ayb ve kusur sayılmaktadır. (SeyyidAbdülhakîm)
REGÂİB GECESİ
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Mübârek gecelerden. Receb ayının ilk Cumâ gecesi. Regâib, ragîbetin çoğuludur. Ragîbet;
ihsân, ikrâm demektir.
Allahü teâlâ, Regâib gecesinde mü'min kullarına, ragîbetler yapar. Regâib gecesinde yapılan
duâ red olmaz ve namaz, oruç, sadaka gibi ibâdetlere kat kat sevâb verilir. O geceye hürmet
edenleri affeyler. (Seyyid Abdülhakîm)
Türkiye'de ve birçok İslâm memleketlerinde bir asırdan beri Peygamber efendimizin
sallallahü aleyhi ve sellem mübârek babası Abdullah'ın evlendiği geceye, Regâib kandili ismi
veriyorlar. Regâib gecesine böyle mânâ vermek doğru değildir. Böyle mânâ vermek,
Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) dokuz aydan önce dünyâyı teşrif etmiş olduğunu yâni
doğduğunu bildirmek olur ki, bu da noksanlık ve kusurdur. Her bakımdan her insanın üstünde ve
her bakımdan kusursuz olduğu gibi, Âmine vâlidemizi nûrlandırdığı zaman da noksan ve kusurlu
değildi. Bu zamânın noksan olması tıp ilminde ayb ve kusur sayılmaktadır. (Seyyid Abdülhakîm)