"TAKLÎD
" Kelimesi için arama sonuçları
TAKLÎD (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. İnanılacak şeylerde düşünmeden, anlamadan, yalnız başkasından işiterek, görerekinanma, îmân etme.Ehl-i sünnet âlimlerinin çoğuna göre taklîd ile inananın îmânı sahîhtir, doğrudur. Yâni okimse, mü'mindir, müslümandır. Ancak istidlâlî yâni düşünerek, anlayarak inanmayı terk ettiğiiçin günâhkârdır.2. Amelde yâni yapılacak işlerde delîlini araştırmadan bir müctehidin ictihâdlarına(mezhebine) uyma, bağlanma.Kur'ân-ı kerîmde; "Bilenlerden sorun" buyruldu. Bunun için müctehide sormak, birmezhebi taklîd etmek, bağlanmak vâcib oldu. Bir mezhebi taklîd etmek, o mezhebde olduğunusöylemekle olur. Söylemeksizin kalb ile niyyet ederek de olur. Mezhebe uymak, m ezhebimâmının sözlerini okuyup öğrenip, yapmak demektir. Öğrenmeden, bilmeden ben Hanefîyim,Şâfiîyim demekle o mezhebe girilmiş olmaz. Böyle olanlar, hocalara sorarak, ilmihâlkitablarından öğrenerek ibâdet yapmalıdır. (İbn-i Âbidîn)Müctehîd olmayanların dört mezhebden birini taklîd etmeleri lâzımdır. Dört mezhebdenbirine uymayan iş bâtıldır. Dört mezhebden başkasını taklîd etmek câiz değildir. BugünMuhammed aleyhisselâmın dînine uymak bu dört mezhebden birini taklîd etmekle o lur.Mes'elelerin, delîllerini bilmek lâzım değildir. Delîlini anlamak müctehidin vazîfesidir. Birmezhebi taklîd eden, bağlanan için delîl, mezheb imâmının sözleridir. (Abdülganî Nablüsî)Herkes dört hak mezhebden kendine kolay gelen mezhebi seçer. Onun kitablarını okur,öğrenir. Her işini bu mezhebe uygun yapar. O mezhebi taklîd etmiş olur. O mezhebden olur.Herkese anasından, babasından işittiğini, gördüğünü öğrenmek kolay geleceği için,müslümanlar, analarının-babalarının mezhebinde olmaktadır. Bir mezhebden çıkıp diğerinegirmek câiz ise de, yenisini öğrenmek için senelerce çalışmak lâzım olur ve önceki mezhebiniöğrenmek için yaptığı çalışmaları boşuna gitmiş olur. Hem de es kileri ile yeni bilgilerikarıştırarak şaşırabilir. Bunun için fıkıh âlimleri, câhillerin (fıkıh bilgisi olmayanların) başkamezhebi taklîd etmelerini men etmişler, harâc, meşakkat olmadıkça mezheb taklid etmelerineizin vermemişlerdir. Bir mezhebi beğenmiyerek ondan çıkmak hiç câiz olmaz. Çünkü Selef-isâlihîni techîl etmek (câhil bilmek), beğenmemek küfr olur. (Muhammed Hasen Fârûkî,Abdurrahmân Silhetî)3. Kendi mezhebine göre yapmasında harâc (meşakkat) veya zarûret bulunan bir şeyiyapabilmek için bu işi başka mezhebin şartlarına uyarak yapmak.Kendi mezhebinde yapamadığı bir işi başka mezhebi taklîd ederek yaptığında o mezhebdebu iş için olan farzları, vâcibleri de yapması, müfsidlerinden (o şeyi bozan şeylerden),haramlarından sakınması lâzımdır. Bunun için o mezhebdeki lâzım olan şeyler i de öğrenmesigerekir. (Abdülganî Nablüsî, Abdurrahmân Silhetî)
TAKLÎD
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. İnanılacak şeylerde düşünmeden, anlamadan, yalnız başkasından işiterek, görerek inanma,
îmân etme.
Ehl-i sünnet âlimlerinin çoğuna göre taklîd ile inananın îmânı sahîhtir, doğrudur. Yâni o
kimse, mü'mindir, müslümandır. Ancak istidlâlî yâni düşünerek, anlayarak inanmayı terk ettiği
için günâhkârdır.
2. Amelde yâni yapılacak işlerde delîlini araştırmadan bir müctehidin ictihâdlarına
(mezhebine) uyma, bağlanma.
Kur'ân-ı kerîmde; "Bilenlerden sorun" buyruldu. Bunun için müctehide sormak, bir mezhebi
taklîd etmek, bağlanmak vâcib oldu. Bir mezhebi taklîd etmek, o mezhebde olduğunu söylemekle
olur. Söylemeksizin kalb ile niyyet ederek de olur. Mezhebe uymak, mezheb imâmının sözlerini
okuyup öğrenip, yapmak demektir. Öğrenmeden, bilmeden ben Hanefîyim, Şâfiîyim demekle o
mezhebe girilmiş olmaz. Böyle olanlar, hocalara sorarak, ilmihâl kitablarından öğrenerek ibâdet
yapmalıdır. (İbn-i Âbidîn)
Müctehîd olmayanların dört mezhebden birini taklîd etmeleri lâzımdır. Dört mezhebden
birine uymayan iş bâtıldır. Dört mezhebden başkasını taklîd etmek câiz değildir. Bugün
Muhammed aleyhisselâmın dînine uymak bu dört mezhebden birini taklîd etmekle olur.
Mes'elelerin, delîllerini bilmek lâzım değildir. Delîlini anlamak müctehidin vazîfesidir. Bir
mezhebi taklîd eden, bağlanan için delîl, mezheb imâmının sözleridir. (Abdülganî Nablüsî)
Herkes dört hak mezhebden kendine kolay gelen mezhebi seçer. Onun kitablarını okur,
öğrenir. Her işini bu mezhebe uygun yapar. O mezhebi taklîd etmiş olur. O mezhebden olur.
Herkese anasından, babasından işittiğini, gördüğünü öğrenmek kolay geleceği için, müslümanlar,
analarının-babalarının mezhebinde olmaktadır. Bir mezhebden çıkıp diğerine girmek câiz ise de,
yenisini öğrenmek için senelerce çalışmak lâzım olur ve önceki mezhebini öğrenmek için yaptığı
çalışmaları boşuna gitmiş olur. Hem de eskileri ile yeni bilgileri karıştırarak şaşırabilir. Bunun
için fıkıh âlimleri, câhillerin (fıkıh bilgisi olmayanların) başka mezhebi taklîd etmelerini men
etmişler, harâc, meşakkat olmadıkça mezheb taklid etmelerine izin vermemişlerdir. Bir mezhebi
beğenmiyerek ondan çıkmak hiç câiz olmaz. Çünkü Selef-i sâlihîni techîl etmek (câhil bilmek),
beğenmemek küfr olur. (Muhammed Hasen Fârûkî, Abdurrahmân Silhetî)
3. Kendi mezhebine göre yapmasında harâc (meşakkat) veya zarûret bulunan bir şeyi
yapabilmek için bu işi başka mezhebin şartlarına uyarak yapmak.
Kendi mezhebinde yapamadığı bir işi başka mezhebi taklîd ederek yaptığında o mezhebde bu
iş için olan farzları, vâcibleri de yapması, müfsidlerinden (o şeyi bozan şeylerden), haramlarından
sakınması lâzımdır. Bunun için o mezhebdeki lâzım olan şeyleri de öğrenmesi gerekir.
(Abdülganî Nablüsî, Abdurrahmân Silhetî)
Taklîdî Îmân:
İnanılacak şeylerde düşünmeden anlamadan, yalnız başkasından işiterek inanma, îmân etme.
(Bkz. Îmân)
Taklîdî Îmân (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
İnanılacak şeylerde düşünmeden anlamadan, yalnız başkasından işiterek inanma, îmân etme.(Bkz. Îmân)