"TALÂK
" Kelimesi için arama sonuçları
TALÂK (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Nikâh bağını çözmek; nikâh akdini (sözleşmesini), belli sözlerle derhal veya geleceğe bağlıolarak sona erdirmek. Şer'î (dînî) nikâhta, boşama hakkı olanın, nikâhlı olduğu kişiyi boşaması.Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:Ey Peygamber (ve O'na ümmet olanlar)! Kadınlara talâk vermek istediğinizde, onlara(âdet hâllerinden) temizlendiklerinde talâk verin ve iddeti (üç hayzdan temizlenme müddetini)sayın. Rabbiniz olan Allah'tan korkun. (Talâk sûresi: 1)Eğer size itâat ediyorlarsa, artık talâk için yol aramayın. (Nisâ sûresi: 34)Allahü teâlânın izin verip de yapılmasından hoşnûd olmadığı, beğenmediği şey talâktır.(Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd)Evleniniz, dînî bir özür bulunmadıkça, talâk vermeyiniz. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)Allahü teâlâ talâk kelimesini söylemeğe izin verdiği hâlde söylenmesini hiç beğenmez. Sonupişmanlık olan bu sözü şaka ile söylemek, keskin kılıç ile oynamaya benzer. Evlilik seâdetiniyıkan bu zararlı sözü insanların dillerine almamaları için Allah ü teâlâ bâzı cezâlar koymuştur.(Saideddîn-i Fergânî)Talâk olması için önce, dînen geçerli olan nikâhın bulunması lâzımdır. İslâm nikâhıbulunmayan iki eş arasında talâk olmaz. Talâk veren erkeğin akıllı, bâliğ (ergenlik çağına,evlenme yaşına ulaşmış) ve uyanık olması lâzımdır. Delinin, çocuğun, bunağ ın, baygının,uyuyanın ve medhûşun yâni hastalık veya kızgınlık sebebi ile aklı yerinde bulunmayanınsöylemesi ile talâk vâki olmaz. (Alâüddîn Haskefî)Erkeğin zevcesine (hanımına) karşı vazîfelerinden biri de zevcesini boşamamaktır. Allahüteâlâ, mubahlar yâni izin verdiği şeyler içinde yalnız talâk vermeği sevmez. Zarûret olmadıkça,birini incitmek câiz değildir. (İmâm-ı Gazâlî)
TALÂK
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Nikâh bağını çözmek; nikâh akdini (sözleşmesini), belli sözlerle derhal veya geleceğe bağlı
olarak sona erdirmek. Şer'î (dînî) nikâhta, boşama hakkı olanın, nikâhlı olduğu kişiyi boşaması.
Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:
Ey Peygamber (ve O'na ümmet olanlar)! Kadınlara talâk vermek istediğinizde, onlara (âdet
hâllerinden) temizlendiklerinde talâk verin ve iddeti (üç hayzdan temizlenme müddetini) sayın.
Rabbiniz olan Allah'tan korkun. (Talâk sûresi: 1)
Eğer size itâat ediyorlarsa, artık talâk için yol aramayın. (Nisâ sûresi: 34)
Allahü teâlânın izin verip de yapılmasından hoşnûd olmadığı, beğenmediği şey talâktır.
(Hadîs-i şerîf-Ebû Dâvûd)
Evleniniz, dînî bir özür bulunmadıkça, talâk vermeyiniz. (Hadîs-i şerîf-Taberânî)
Allahü teâlâ talâk kelimesini söylemeğe izin verdiği hâlde söylenmesini hiç beğenmez. Sonu
pişmanlık olan bu sözü şaka ile söylemek, keskin kılıç ile oynamaya benzer. Evlilik seâdetini
yıkan bu zararlı sözü insanların dillerine almamaları için Allahü teâlâ bâzı cezâlar koymuştur.
(Saideddîn-i Fergânî)
Talâk olması için önce, dînen geçerli olan nikâhın bulunması lâzımdır. İslâm nikâhı
bulunmayan iki eş arasında talâk olmaz. Talâk veren erkeğin akıllı, bâliğ (ergenlik çağına,
evlenme yaşına ulaşmış) ve uyanık olması lâzımdır. Delinin, çocuğun, bunağın, baygının,
uyuyanın ve medhûşun yâni hastalık veya kızgınlık sebebi ile aklı yerinde bulunmayanın
söylemesi ile talâk vâki olmaz. (Alâüddîn Haskefî)
Erkeğin zevcesine (hanımına) karşı vazîfelerinden biri de zevcesini boşamamaktır. Allahü
teâlâ, mubahlar yâni izin verdiği şeyler içinde yalnız talâk vermeği sevmez. Zarûret olmadıkça,
birini incitmek câiz değildir. (İmâm-ı Gazâlî)
Talâk-ı Bâin:
Boşanmada kullanılan sözleri söyler söylemez evliliği sona erdiren boşama. Zevceye
yaklaşmadan önce veya yaklaştıktan sonra beynûneti yâni ayrılığı ifâde eden kinâyî yâni açık
olmayan bir söz ile yapılan veya sarîh yâni açık bir söz ile yapılıp da açıkça veyâ işâretle üç
adedine bağlı bulunan veya zevcenin (hanımın) ödeyeceği bir bedel karşılığında (kadının
isteğiyle bir bedel üzerinde anlaşarak) veya üç talâk ile veya "benden bâinsin" gibi çokluk ve
şiddet bildiren kelime ile veyâ ric'î talâk ile boşadığı zevcesine iddet (üç âdet müddeti) içinde
yeniden dönmediği takdirde meydana gelen boşama.
Vaty etmediği (cinsî münâsebette bulunmadığı) zevcesine "Seni boşadım" derse veya vatydan
sonra "Sen bâin olarak boşsun" veya "Sen elbette boşsun" veya "Şiddetli talâk" gibi çokluk
bildiren kelime ile boşarsa, bir talâk-ı bâin ile boşamış olur. Bunları söylerken iki veya üç kere
"üç kere boşsun" deyince, üç kere bâin boşamış olur. Nikâh derhâl bozulur. (Ahmed Zühdü)
Talâk-ı bâinde verilen talâk bir veya iki ise, ayrılışa, beynûnet-i suğrâ denir. Derhâl veya
ileride iki tarafın rızâsı ile iki şâhid ile tecdîd-i nikâh (nikâhın yenilenmesi) câiz olur. Bunda
evlilik son bulmakla birlikte iki tarafın rızâsı ile iki şâhid ile nikâh akdi yenilenir.) Bâin talâk, üç
talâk hakkının kullanılmasıyla olmuş ise, buna beynûnet-i kübrâ (büyük ayrılık) denir. Bunda
tarafların rızâsı olsa da nikâh yenilenemez. (M. Zihni Efendi)
Talâk-ı Ric'î:
Geri dönülebilen talâk. Zevceye yaklaştıktan sonra, sarîh (açık) veya işâretle, üç adedine veya
bir ivaza (bedele, karşılığa) bağlı olmaksızın ve beynûnete yâni ayrılığa delâlet eden (gösteren)
bir sıfatla sıfatlanmamış ve bir şeye teşbîh edilmemiş (benzetilmemiş), gerek sarîh (açık), gerekse
talâk-ı ric'îyi gerektiren kinâyî (açıkça boşamaya delâlet etmeyen) lafızlarla verilen talâk.
Talâk-ı ric'îde zevc (koca), kadının iddet (üç âdet müddeti) zamânı içinde, söz ile veya fiilen
eski nikâhına rücû edebilir (dönebilir). Evliliği devâm eder. Şâhid lâzım olmaz ise de, iki âdil
şâhide haber vermesi müstehâb (iyi) olur. (İbn-i Âbidîn)
Ric'î talâkta, eğer erkek hanımına dönmezse, nikâh; iddet (üç hayz yâni âdet) müddeti bitince
bozulur. (Ahmed Zühdü)
Talâk-ı Selâse:
Bir sözü üç kere veya daha fazla sayı söyleyerek, erkeğin zevcesini (hanımını) boşaması. Bu
durum bir anda olduğu gibi, ayrı ayrı zamanda da olabilir.
Talâk-ı selâse ile boşanan kadın, bir başkası ile evlenip boşanmadıkça, eski kocası bununla
evlenemez. (İbn-i Âbidîn)
Talâk Sûresi:
Kur'ân-ı kerîmin altmış beşinci sûresi.
Talâk sûresi on iki âyet-i kerîme olup, Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Boşanma
konularından bahsettiği için bu adı aldı. Sûrenin başında İslâm âile hukûkunun boşanma
konusundaki hükümleri, sonunda da, Allahü teâlânın bildirdiği hak yoldan ayrılan eski
kavimlerin uğradıkları cezâlar ve Muhammed aleyhisselâma inanıp hayırlı işler yapanlara
verilecek âhiret nîmetleri bildirilmektedir. (Fahreddîn-i Râzî, Kurtubî, İbn-i Abbâs)
Talâk sûresinde Allahü teâlâ meâlen buyurdu ki:
(Boşanan) o kadınları, gücünüzün yettiği kadar ikâmet ettiğiniz yerin bir kısmında oturtun.
Onları sıkıştırıp gitmelerini sağlamak için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler,
doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için çocuğu emzirirlerse, onlara ücretlerini
verin, bu hususta aranızda uygun bir şekilde müşâvere edin (anlaşın). Eğer güçlüğe uğrarsanız
(ya baba ücretten korunmak, yâhut ana emzirmemek gibi sûretlerle) o hâlde (çocuğu) onun
(babasının) hesâbına bir başka kadın emzirecektir. (Âyet: 6)
Talâk Sûresi (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kur'ân-ı kerîmin altmış beşinci sûresi.Talâk sûresi on iki âyet-i kerîme olup, Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Boşanmakonularından bahsettiği için bu adı aldı. Sûrenin başında İslâm âile hukûkunun boşanmakonusundaki hükümleri, sonunda da, Allahü teâlânın bildirdiği hak yoldan ay rılan eskikavimlerin uğradıkları cezâlar ve Muhammed aleyhisselâma inanıp hayırlı işler yapanlaraverilecek âhiret nîmetleri bildirilmektedir. (Fahreddîn-i Râzî, Kurtubî, İbn-i Abbâs)Talâk sûresinde Allahü teâlâ meâlen buyurdu ki:(Boşanan) o kadınları, gücünüzün yettiği kadar ikâmet ettiğiniz yerin bir kısmındaoturtun. Onları sıkıştırıp gitmelerini sağlamak için zarar vermeye kalkışmayın. Eğerhâmile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için çocuğu emzirirlerse,onlara ücretlerini verin, bu hususta aranızda uygun bir şekilde müşâvere edin (anlaşın).Eğer güçlüğe uğrarsanız (ya baba ücretten korunmak, yâhut ana emzirmemek gibi sûretlerle)o hâlde (çocuğu) onun (babasının) hesâbına bir başka kadın emzirecektir. (Âyet: 6)
Talâk-ı Bâin (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Null
Talâk-ı Ric'î (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Geri dönülebilen talâk. Zevceye yaklaştıktan sonra, sarîh (açık) veya işâretle, üç adedineveya bir ivaza (bedele, karşılığa) bağlı olmaksızın ve beynûnete yâni ayrılığa delâlet eden(gösteren) bir sıfatla sıfatlanmamış ve bir şeye teşbîh edilmemiş ( benzetilmemiş), gerek sarîh(açık), gerekse talâk-ı ric'îyi gerektiren kinâyî (açıkça boşamaya delâlet etmeyen) lafızlarlaverilen talâk.Talâk-ı ric'îde zevc (koca), kadının iddet (üç âdet müddeti) zamânı içinde, söz ile veyafiilen eski nikâhına rücû edebilir (dönebilir). Evliliği devâm eder. Şâhid lâzım olmaz ise de, ikiâdil şâhide haber vermesi müstehâb (iyi) olur. (İbn-i Âbidîn)Ric'î talâkta, eğer erkek hanımına dönmezse, nikâh; iddet (üç hayz yâni âdet) müddetibitince bozulur. (Ahmed Zühdü)
Talâk-ı Selâse (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bir sözü üç kere veya daha fazla sayı söyleyerek, erkeğin zevcesini (hanımını) boşaması.Bu durum bir anda olduğu gibi, ayrı ayrı zamanda da olabilir.Talâk-ı selâse ile boşanan kadın, bir başkası ile evlenip boşanmadıkça, eski kocası bununlaevlenemez. (İbn-i Âbidîn)