"TEŞRÎ
" Kelimesi için arama sonuçları
TEŞRÎ (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kânun koyma. Allahü teâlânın ve peygamberlerinin, insan hayâtının maddî ve mânevî bütünyönlerine dâir emir ve yasaklar koyması.Teşrî', Allah ve Resûlüne (peygamberine) âittir. Peygamber efendimiz devrinde teşrî', ilâhîbir veche (durum) arzediyordu. Kur'ân-ı kerîm tedrîcî olarak (hâdiselere göre) inzâl oluyor(iniyor), dînî ve dünyevî her türlü mes'elelerin çözüm şekli beli rtiliyordu. Peygamber efendimizbizzât teşrî'î faâliyette bulunuyordu. Çünkü Kur'ân-ı kerîm, O'na teşrî' salâhiyeti tanımıştı.Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Peygamber size ne verdi ise onu alın (veemirlerini tutun) . Size neyi yasak etti ise, onu da almayın (yapma dediğini yapmayın) . (Haşrsûresi: 7) (Serahsî, Pezdevî, Şa'rânî)Peygamber efendimizin teşrî' vazîfeleri fiilî (bizzât yaparak) ve kavlî (söyleyerek) olduğugibi, dîne aykırı olmayan bir şey gördüklerinde de susarlar, o işe mâni olmazlardı. BunaPeygamber efendimizin takrîrî sünneti denir.Bu da Resûlullah'ın teşrî ' vazîfelerindendi. (İbn-iHatîb, Serahsî)
TEŞRÎ
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kânun koyma. Allahü teâlânın ve peygamberlerinin, insan hayâtının maddî ve mânevî bütün
yönlerine dâir emir ve yasaklar koyması.
Teşrî', Allah ve Resûlüne (peygamberine) âittir. Peygamber efendimiz devrinde teşrî', ilâhî bir
veche (durum) arzediyordu. Kur'ân-ı kerîm tedrîcî olarak (hâdiselere göre) inzâl oluyor (iniyor),
dînî ve dünyevî her türlü mes'elelerin çözüm şekli belirtiliyordu. Peygamber efendimiz bizzât
teşrî'î faâliyette bulunuyordu. Çünkü Kur'ân-ı kerîm, O'na teşrî' salâhiyeti tanımıştı. Allahü teâlâ
âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Peygamber size ne verdi ise onu alın (ve emirlerini tutun).
Size neyi yasak etti ise, onu da almayın (yapma dediğini yapmayın). (Haşr sûresi: 7) (Serahsî,
Pezdevî, Şa'rânî)
Peygamber efendimizin teşrî' vazîfeleri fiilî (bizzât yaparak) ve kavlî (söyleyerek) olduğu
gibi, dîne aykırı olmayan bir şey gördüklerinde de susarlar, o işe mâni olmazlardı. Buna
Peygamber efendimizin takrîrî sünneti denir.Bu da Resûlullah'ın teşrî' vazîfelerindendi. (İbn-i
Hatîb, Serahsî)
TEŞRİK GÜNLERİ (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kurban bayramının ikinci, üçüncü ve dördüncü günleri. Bayramın birinci gününe yevm-inahr (nahr günü), ikinci ve üçüncü günleri de kurban günü olduğundan hepsine birden"eyyâm-ı nahr" denir. Ondan evvelki güne Arefe günü denir. Ramazân-ı şerîf bayram ında arefeyoktur. Arefe, kurban bayramına mahsustur. (Bkz. Eyyâm-ı Teşrîk)
TEŞRİK GÜNLERİ
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Kurban bayramının ikinci, üçüncü ve dördüncü günleri. Bayramın birinci gününe yevm-i nahr
(nahr günü), ikinci ve üçüncü günleri de kurban günü olduğundan hepsine birden "eyyâm-ı nahr"
denir. Ondan evvelki güne Arefe günü denir. Ramazân-ı şerîf bayramında arefe yoktur. Arefe,
kurban bayramına mahsustur. (Bkz. Eyyâm-ı Teşrîk)
TEŞRİK TEKBÎRİ (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Arefe günü yâni Kurban bayramından önceki gün, sabah namazından, bayramın dördüncügünü ikindi namazına kadar yirmi üç vakit her farz namazdan sonra getirilen tekbîr; "Allahüekber, Allahü ekber, lâ ilâhe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lill ahil-hamd" sözleri.Hacıların ve hacca gitmeyenlerin, erkek kadın herkesin, cemâat ile kılsın, yalnız kılsın, yirmiüç vakit farz namazda veya bu bayramdaki farzlardan birini, yine bu bayram günlerindenbirinde kazâ edince, selâm verir vermez Allahümme entesselâmü... de meden evvel bir keretekbir-i teşrik okuması vâcibdir. Cenâze namazından sonra okunmaz. Câmiden çıktıktan veyakonuştuktan sonra okumak lâzım değildir. İmâm tekbiri unutursa, cemâat terk etmez. Erkekleryüksek sesle okuyabilir. Kadınlar yavaş söyler. (Halebî, M. Zihni Efendi)Teşrik tekbîri, Hanefî'de tehlil (Lâ ilâhe illallah)'dan evvel iki ve tehlilden sonra yine ikitekbir ile bir hamdele (lillahil-hamd)den ibârettir. Şâfiî'de tehlilden evvel üç tekbir okunur. (M.Zihni Efendi)
TEŞRİK TEKBÎRİ
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Arefe günü yâni Kurban bayramından önceki gün, sabah namazından, bayramın dördüncü
günü ikindi namazına kadar yirmi üç vakit her farz namazdan sonra getirilen tekbîr; "Allahü
ekber, Allahü ekber, lâ ilâhe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillahil-hamd" sözleri.
Hacıların ve hacca gitmeyenlerin, erkek kadın herkesin, cemâat ile kılsın, yalnız kılsın, yirmi
üç vakit farz namazda veya bu bayramdaki farzlardan birini, yine bu bayram günlerinden birinde
kazâ edince, selâm verir vermez Allahümme entesselâmü... demeden evvel bir kere tekbir-i teşrik
okuması vâcibdir. Cenâze namazından sonra okunmaz. Câmiden çıktıktan veya konuştuktan
sonra okumak lâzım değildir. İmâm tekbiri unutursa, cemâat terk etmez. Erkekler yüksek sesle
okuyabilir. Kadınlar yavaş söyler. (Halebî, M. Zihni Efendi)
Teşrik tekbîri, Hanefî'de tehlil (Lâ ilâhe illallah)'dan evvel iki ve tehlilden sonra yine iki
tekbir ile bir hamdele (lillahil-hamd)den ibârettir. Şâfiî'de tehlilden evvel üç tekbir okunur. (M.
Zihni Efendi)