"YETÎM
" Kelimesi için arama sonuçları
YETÎM (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ergenliğe ulaşmadan babası ölmüş çocuk.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:Yetimlere bâliğ oldukları zaman mallarını verin. Helâli harâma değişmeyin. Kendimallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır. (Nisâ sûresi: 2)Yetimlerin mallarını zulmen (haksız olarak) yiyenler, karınlarına ancak bir ateş yerlerve yakında alevli ateşe girecekler. (Nisâ sûresi: 10)Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak büluğ (ergenlik) çağına ulaşıp rüşdü (malınıdînin ve aklın uygun gördüğü yerlerde kullandığı) görülünceye kadar en güzel şekilde (malınıkoruyup çoğaltmak için) yaklaşabilirsiniz. Bir de ahdi (yapılan sözleşmeyi) yerine getirin.Çünkü verdiği sözden cayan (kıyâmet günü) sorumludur. (İsrâ sûresi: 34)Kim şefkat ve merhametle bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu tüylersayısınca sevâb alır. (Hadîs-i şerîf-Ahmed bin Hanbel ve Taberânî)Müslüman evlerinin en hayırlısı içinde kendisine iyi muâmele yapılan yetiminbulunduğu evdir. Müslüman evlerinin en kötüsü de kendisine haksızlık yapılan yetiminbulunduğu evdir. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)İlâhî! Ben iki zayıfın, yetim ile kadının haklarına tecâvüz etmeyi yasaklıyorum.(Hadîs-i şerîf-Nesâî))Dul ve yetimlerin ihtiyâcına koşan, Allah yolunda cihâd edenlerle, gündüzün oruçtutup geceyi ibâdetle geçiren gibidir. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)Yetîmi kendine yakın tut. Başını elinle okşa ve onu sofrana oturt. Böyle yaparsankalbin yumuşar ve hâcetin (ihtiyâcın) görülür. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)Her kim kıymetli günlere hürmeten bir yetimin başını okşarsa, Hak teâlâ hazretleri, oyetimin başındaki kıl sayısınca o kimseye nîmet lutfeder. (Süleymân bin Cezâ)Haksız yere yetîm malı yemek, büyük günâhlardandır. (Kutbüddîn-i İznikî)İslâm dîninde yetîmlik, büluğa (ergenlik, evlenecek yaşa gelmekle) sona erer. (İbn-i Âbidîn)
YETÎM
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ergenliğe ulaşmadan babası ölmüş çocuk.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
Yetimlere bâliğ oldukları zaman mallarını verin. Helâli harâma değişmeyin. Kendi
mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu büyük bir günahtır. (Nisâ sûresi: 2)
Yetimlerin mallarını zulmen (haksız olarak) yiyenler, karınlarına ancak bir ateş yerler ve
yakında alevli ateşe girecekler. (Nisâ sûresi: 10)
Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak büluğ (ergenlik) çağına ulaşıp rüşdü (malını dînin
ve aklın uygun gördüğü yerlerde kullandığı) görülünceye kadar en güzel şekilde (malını
koruyup çoğaltmak için) yaklaşabilirsiniz. Bir de ahdi (yapılan sözleşmeyi) yerine getirin.
Çünkü verdiği sözden cayan (kıyâmet günü) sorumludur. (İsrâ sûresi: 34)
Kim şefkat ve merhametle bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu tüyler sayısınca
sevâb alır. (Hadîs-i şerîf-Ahmed bin Hanbel ve Taberânî)
Müslüman evlerinin en hayırlısı içinde kendisine iyi muâmele yapılan yetimin bulunduğu
evdir. Müslüman evlerinin en kötüsü de kendisine haksızlık yapılan yetimin bulunduğu evdir.
(Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)
İlâhî! Ben iki zayıfın, yetim ile kadının haklarına tecâvüz etmeyi yasaklıyorum. (Hadîs-i
şerîf-Nesâî))
Dul ve yetimlerin ihtiyâcına koşan, Allah yolunda cihâd edenlerle, gündüzün oruç tutup
geceyi ibâdetle geçiren gibidir. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)
Yetîmi kendine yakın tut. Başını elinle okşa ve onu sofrana oturt. Böyle yaparsan kalbin
yumuşar ve hâcetin (ihtiyâcın) görülür. (Hadîs-i şerîf-Râmûz-ül-Ehâdîs)
Her kim kıymetli günlere hürmeten bir yetimin başını okşarsa, Hak teâlâ hazretleri, o yetimin
başındaki kıl sayısınca o kimseye nîmet lutfeder. (Süleymân bin Cezâ)
Haksız yere yetîm malı yemek, büyük günâhlardandır. (Kutbüddîn-i İznikî)
İslâm dîninde yetîmlik, büluğa (ergenlik, evlenecek yaşa gelmekle) sona erer. (İbn-i Âbidîn)