"

İBÂDİYYE

" Kelimesi için arama sonuçları
İslami Terimler Sözlüğü

İBÂDİYYE (Sayı)

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bozuk fırkalardan olan Hâriciyyenin kollarından biri. (Bkz. Hâricîlik)Hâricîler yedi fırkadır. Bunlardan İbâdiyye fırkası, Abdullah bin İbâd adındaki kimseye tâbiolanlardır. Bu şahıs, hazret-i Ali, hazret-i Muâviye ile hakem yapmak sûretiyle uyuştuğu içinhazret-i Ali'den ayrıldı. Trablusgarb'a gitti. Orada İbâdiyye f ırkasını kurdu. Bundan sonraadamları hicrî 153 yılında halîfeye isyân edip, Trablusgarb'ı ele geçirdiler. Kendilerinden başkamüslümanlara kâfir deyip, harb zamanlarında mallarını almak câizdir, büyük günâh işleyenmü'min değildir dediler. Hazret-i Ali'yi ve Eshâb-ı kirâmdan çoğunu kâfir bildiler. (Seyyid ŞerîfCürcânî-Şehristânî)Kur'ân-ı kerîmin lafzına (zâhirî mânâsına) bağlanan İbâdîlere göre; îmân ve İslâm birbütündür. Amel îmândan bir parçadır. Bu sebeple günah işleyen kimse, îmândan çıkar, Kur'ân-ıkerîm mahlûktur, yaratılmıştır. İbâdîler peygamberlere îmân ederler fak at şefâati inkâr ederler.Allahü teâlânın âhirette görülmeyeceğini söylerler. (Abdülkâdir Bağdâdî)
İslami Terimler Sözlüğü

İBÂDİYYE

(İslami Terimler Sözlüğü) :
Bozuk fırkalardan olan Hâriciyyenin kollarından biri. (Bkz. Hâricîlik) Hâricîler yedi fırkadır. Bunlardan İbâdiyye fırkası, Abdullah bin İbâd adındaki kimseye tâbi olanlardır. Bu şahıs, hazret-i Ali, hazret-i Muâviye ile hakem yapmak sûretiyle uyuştuğu için hazret-i Ali'den ayrıldı. Trablusgarb'a gitti. Orada İbâdiyye fırkasını kurdu. Bundan sonra adamları hicrî 153 yılında halîfeye isyân edip, Trablusgarb'ı ele geçirdiler. Kendilerinden başka müslümanlara kâfir deyip, harb zamanlarında mallarını almak câizdir, büyük günâh işleyen mü'min değildir dediler. Hazret-i Ali'yi ve Eshâb-ı kirâmdan çoğunu kâfir bildiler. (Seyyid Şerîf Cürcânî-Şehristânî) Kur'ân-ı kerîmin lafzına (zâhirî mânâsına) bağlanan İbâdîlere göre; îmân ve İslâm bir bütündür. Amel îmândan bir parçadır. Bu sebeple günah işleyen kimse, îmândan çıkar, Kur'ân-ı kerîm mahlûktur, yaratılmıştır. İbâdîler peygamberlere îmân ederler fakat şefâati inkâr ederler. Allahü teâlânın âhirette görülmeyeceğini söylerler. (Abdülkâdir Bağdâdî)