"MEDENÎ
" Kelimesi için arama sonuçları
MEDENÎ (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Topluluk hâlinde yardımlaşarak yaşayan, kibâr, nâzik, terbiyeli, görgülü kimse.İnsan medenî olarak yaratılmıştır. Hayvanlar medenî yaratılmadı. Şehirde birlikte yaşamağamecbûr değildirler. İnsan, nâzik zayıf yaratıldığı için, pişmemiş yemek yiyemez. Gıdâ elbise vebinânın hazırlanması lâzımdır. Yâni san'atlara ihtiyâcı vardır. Bunun için de araştırmak,düşünmek, tedkîk etmek (incelemek), tecrübe yapmak (denemek) ve çalışmak lâzımdır. Fen vesan'at, insanlığa yaratılış îcâbı lâzımdır. (Kınalızâde Ali Efendi)2. Medîne'de nâzil olan âyet-i kerîmeler ve sûreler.Kur'ân-ı kerîmdeki sûrelerin seksen yedisi Mekkî (Mekke'de nâzil oldu, indi), yirmi yedisiMedenî'dir. (Übeyd bin Ka'b)Kur'ân-ı kerîmdeki hudûd (cezâlar) ve mîrâs paylarını (ferâizi) bildiren sûrelerle, kafirlerlecihâda izin veren ve cihâd (muhârebe) hükümlerini bildiren ve münâfıklardan bahseden sûrelerMedenî'dir. (Zerkeşî)
MEDENÎ
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Topluluk hâlinde yardımlaşarak yaşayan, kibâr, nâzik, terbiyeli, görgülü kimse.
İnsan medenî olarak yaratılmıştır. Hayvanlar medenî yaratılmadı. Şehirde birlikte yaşamağa
mecbûr değildirler. İnsan, nâzik zayıf yaratıldığı için, pişmemiş yemek yiyemez. Gıdâ elbise ve
binânın hazırlanması lâzımdır. Yâni san'atlara ihtiyâcı vardır. Bunun için de araştırmak,
düşünmek, tedkîk etmek (incelemek), tecrübe yapmak (denemek) ve çalışmak lâzımdır. Fen ve
san'at, insanlığa yaratılış îcâbı lâzımdır. (Kınalızâde Ali Efendi)
2. Medîne'de nâzil olan âyet-i kerîmeler ve sûreler.
Kur'ân-ı kerîmdeki sûrelerin seksen yedisi Mekkî (Mekke'de nâzil oldu, indi), yirmi yedisi
Medenî'dir. (Übeyd bin Ka'b)
Kur'ân-ı kerîmdeki hudûd (cezâlar) ve mîrâs paylarını (ferâizi) bildiren sûrelerle, kafirlerle
cihâda izin veren ve cihâd (muhârebe) hükümlerini bildiren ve münâfıklardan bahseden sûreler
Medenî'dir. (Zerkeşî)
MEDENİYYET (Özel isim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Memleketleri îmâr edip, insanları râhat ve huzûra kavuşturmak.Medeniyyet; tâmir-i bilâd ve terfih-i ibâddır, yâni beldeleri îmâr etmek, binâlar, fabrikalaryaparak, memleketleri kalkındırmak ve fenni ve her çeşit gelirleri milletlerin hürriyetleri, râhatve huzûr içinde yaşamaları için kullanmak demektir. Bütün insanları rûh, düşünce ve bedenbakımlarından râhat yaşatmaktır. Medeniyet, yalnız ilim ve fen demek değildir. İlim ve fen,medeniyyet için, ancak bir âlet bir vasıtadır. İlimde, fende çok ileri olan milletlere, fenvâsıtalarını ne yolda kullandıklarını incelemeden medenî demek büyük gaflettir. Pek yanlıştır.Fabrikaların, motorlu vâsıtaların, gemi, tayyâre, atom cihazlarının çok olması, gözlerikamaştıran yeni buluşların artması, medeniyeti ve medenî olduklarını göstermez. Bunlarımedeniyet sanmak her silâhlıyı gâzi, mücâhid sanmaya benzer. Mücâhid olmak için en yeniharp vâsıtalarına mâlik olmak lâzımdır, fakat, bunlara mâlik olan, eşkıyâlık da yapabilir.Medenî insan ve medeniyyet sâhibi toplum olmak için İslâmiyet; îmân, ibâdet, iş, ah lâk vecemiyet hayâtında uyulması gereken her şeyi bildirmiştir. Bunlar; Allahü teâlânın bildirdikleri,Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın öğrettikleri, Eshâb-ı kirâmın naklettikleri ve İslâmâlimlerinin açıkladıklarıdır. İnsanlığın bunaldığı her şeyin, çözüm ve çâresi bunların içindevardır. (İmâm-ı Rabbânî)
MEDENİYYET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Memleketleri îmâr edip, insanları râhat ve huzûra kavuşturmak.
Medeniyyet; tâmir-i bilâd ve terfih-i ibâddır, yâni beldeleri îmâr etmek, binâlar, fabrikalar
yaparak, memleketleri kalkındırmak ve fenni ve her çeşit gelirleri milletlerin hürriyetleri, râhat ve
huzûr içinde yaşamaları için kullanmak demektir. Bütün insanları rûh, düşünce ve beden
bakımlarından râhat yaşatmaktır. Medeniyet, yalnız ilim ve fen demek değildir. İlim ve fen,
medeniyyet için, ancak bir âlet bir vasıtadır. İlimde, fende çok ileri olan milletlere, fen
vâsıtalarını ne yolda kullandıklarını incelemeden medenî demek büyük gaflettir. Pek yanlıştır.
Fabrikaların, motorlu vâsıtaların, gemi, tayyâre, atom cihazlarının çok olması, gözleri kamaştıran
yeni buluşların artması, medeniyeti ve medenî olduklarını göstermez. Bunları medeniyet sanmak
her silâhlıyı gâzi, mücâhid sanmaya benzer. Mücâhid olmak için en yeni harp vâsıtalarına mâlik
olmak lâzımdır, fakat, bunlara mâlik olan, eşkıyâlık da yapabilir. Medenî insan ve medeniyyet
sâhibi toplum olmak için İslâmiyet; îmân, ibâdet, iş, ahlâk ve cemiyet hayâtında uyulması
gereken her şeyi bildirmiştir. Bunlar; Allahü teâlânın bildirdikleri, Peygamberimiz Muhammed
aleyhisselâmın öğrettikleri, Eshâb-ı kirâmın naklettikleri ve İslâm âlimlerinin açıkladıklarıdır.
İnsanlığın bunaldığı her şeyin, çözüm ve çâresi bunların içinde vardır. (İmâm-ı Rabbânî)