"KISMET
" Kelimesi için arama sonuçları
KISMET (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Nasîb. Allahü teâlânın ezelde (sonsuz öncelerde) herkes için dilediği şey.Bir müslüman ancak her hangi bir işte aklını kullandığı, her çâreye baş vurduğu ve sonderece çalıştığı hâlde bir başarıya ulaşamazsa, me'yûs (ümidsiz) olmamalı ve bu sonucunAllahü teâlânın kendisi için münâsip gördüğü bir husus olduğunu kabûllenere k, kısmetine râzıolmalıdır. Yoksa hiçbir şey yapmadan, çalışmadan, öğrenmeden ve bilmeden yan gelip yatmakve ağzını havaya açarak kısmetini beklemek müslümanlıkta büyük günâhtır. (KemahlıFeyzullah)Kısmet aynı zamanda büyük bir tesellî kaynağıdır. "Ben vazîfemi yaptım, fakat ne yapayımki kısmetim bu imiş" diyen bir müslüman bir işte başarısız olsa bile, ümitsizliğe kapılmaz vebüyük bir iç huzûru ile çalışmaya devâm eder. (Kemahlı Feyzullah)Kısmetindir gezdiren yer yer seni,Gâfil olma, âkıbet (sonunda) yer, yir seni.(Ahmed Mekkî Efendi)2. Birkaç kimsenin bir şeydeki hisse-i şâyialarını (ayrılmamış hisselerini) kile, terâzî, arşıngibi bir ölçü âleti ile tâyin ve tahsis etme, belli etme, ayırma.Kassâmın yâni taksimât, bölüştürmeyi yapacak olanın adâletli, emin (güvenilir) ve kısmetişini bilmesi lâzımdır. (Ebüssü'ûd Efendi, Abdullah Mûsulî)
KISMET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
1. Nasîb. Allahü teâlânın ezelde (sonsuz öncelerde) herkes için dilediği şey.
Bir müslüman ancak her hangi bir işte aklını kullandığı, her çâreye baş vurduğu ve son derece
çalıştığı hâlde bir başarıya ulaşamazsa, me'yûs (ümidsiz) olmamalı ve bu sonucun Allahü teâlânın
kendisi için münâsip gördüğü bir husus olduğunu kabûllenerek, kısmetine râzı olmalıdır. Yoksa
hiçbir şey yapmadan, çalışmadan, öğrenmeden ve bilmeden yan gelip yatmak ve ağzını havaya
açarak kısmetini beklemek müslümanlıkta büyük günâhtır. (Kemahlı Feyzullah)
Kısmet aynı zamanda büyük bir tesellî kaynağıdır. "Ben vazîfemi yaptım, fakat ne yapayım ki
kısmetim bu imiş" diyen bir müslüman bir işte başarısız olsa bile, ümitsizliğe kapılmaz ve büyük
bir iç huzûru ile çalışmaya devâm eder. (Kemahlı Feyzullah)
Kısmetindir gezdiren yer yer seni,
Gâfil olma, âkıbet (sonunda) yer, yir seni.
(Ahmed Mekkî Efendi)
2. Birkaç kimsenin bir şeydeki hisse-i şâyialarını (ayrılmamış hisselerini) kile, terâzî, arşın
gibi bir ölçü âleti ile tâyin ve tahsis etme, belli etme, ayırma.
Kassâmın yâni taksimât, bölüştürmeyi yapacak olanın adâletli, emin (güvenilir) ve kısmet
işini bilmesi lâzımdır. (Ebüssü'ûd Efendi, Abdullah Mûsulî)