Results for "

ŞİFÂ

"
Islamic Glossary

ŞİFÂ

(Islamic Glossary) :
Hastalıktan kurtulma, iyileşme, iyi olma.Allahü teâlâ harâm olan şeylerde size şifâ yaratmamıştır. (Hadîs-i şerîf-Buhârî)Duâ ile ilâç, ömrü uzatmaz. Eceli geleni ölümden kurtarmaz. Ömür, ecel bilinmediği için,duâ etmek, ilâç kullanmak lâzımdır. Eceli gelmemiş olan sıhhate, kuvvete kavuşur. Şifâyıilâçtan değil, Allahü teâlâdan beklemelidir. (İmâm-ı Kastalânî)Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem üç türlü ilâç kullanırdı. Kur'ân-ı kerîm veyaduâ okurdu. Fen ile bulunan ilaçlar kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı. "Kur'ân-ıkerîmden şifâ beklemeyene şifâ nasîb olmaz" buyururdu. Fâtiha sûresini okumanın şifâolduğu çeşitli hadîs-i şerîflerde bildirilmiştir. (İmâm-ı Kastalânî)İmâm-ı Ali Rızâ hazretleri Nişâbur'a gelince, Ehl-i sünnetten yirmi binden çok âlim vetalebe, kendisini karşıladı. Dedelerinden (yâni Peygamber efendimizden sallallahü aleyhi vesellem) gelen bir hadîs-i şerîf okuması için yalvardılar. İmâm hazretle ri bütün dedelerininisimlerini sayarak şu kudsî hadîsi okudu; "Lâ ilâhe illallah kal'amdır. Bunu okuyan kal'amagirmiş olur. Kal'ama giren de azâbımdan kurtulur!" İmâm-ı Ahmed bin Hanbel hazretleribuyurdu ki: "Bu hadîs-i şerîf, râvîlerin (bildirenlerin) isimleri ile berâber deliye okunursa, aklıbaşına gelir. Hastaya okunursa, şifâ bulur. (Ebû Nuaym İsfehânî)Balda şifâ vardır. Yetmiş peygamber bala bereket ile duâ etmiştir. (Seyyid AbdülhakîmArvâsî)Şifâ için okunacak duâ yazmamı istiyorsunuz. Şifâ için, istiğfârı (Allah'ım! Sendengünahlarımı, kusurlarımı affetmeni, bağışlamanı istiyorum, mânâsına Esteğfirullah vebenzerlerini) çok okuyunuz. Bütün derdlere, sıkıntılara karşı fâidelidir. Hûd sûr esinin elli ikinciâyetinde meâlen; "İstiğfâr okuyunuz! İmdâdınıza yetişirim." buyruldu. İstiğfâr insanı hermurâda, dileğe, âfiyete (sıhhate, iyi hâle) kavuşturur. (M. Osman Sâhib)
Islamic Glossary

Şifâ Âyet-i Kerîmeleri

(Islamic Glossary) :
Kur'ân-ı kerîmdeki altı şifâ âyeti. Tevbe sûresi on dördüncü âyetinin sonu, Yûnus sûresi elliyedinci âyetinin ortası, Nahl sûresi altmış dokuzuncu âyetinin orta kısmı, İsrâ sûresi seksenikinci âyetinin baş tarafı, Şuarâ sûresinin sekseninci âyeti, Fussilet sûresi kırk dördüncüâyetinin ortası.Kur'ân-ı kerîmdeki şifâ âyetleri bir tabağa yazılıp, su koyarak eritilir. Şifâ âyetlerini abdestliolarak bir kâğıda yazıp, bu kâğıdı, bir kaptaki suya koymak da olur. Hasta bu suyu içerse,Allahü teâlâ şifâ ihsân eder. Âyet-i kerîme ve duâ elbette ş ifâ verir. Fakat şartların gözetilmeside lâzımdır. Okuyanın veya yazanın ve hastanın buna inanması şarttır. Hastanın, zararlıgıdâlardan, şüpheli ilâçları almaktan, soğuktan, haram ve zulümden sakınması, lüzûmlu şeyleriyapması lâzımdır. (Abdülhakîm Arvâsî, İmâm-ı Kuşeyrî)
Islamic Glossary

SIFAT

(Islamic Glossary) :
Özellik, hâl, keyfiyyet. Varlıkta kendi kendine duramayıp başka bir şeye muhtaç olan şey.Varlıklar birbirlerinden sıfatlarıyla ayırt edilmektedir. (Teftâzânî)Allahü teâlânın insanlar içinden seçmiş olduğu peygamberler (aleyhimüsselâm) da insanlıksıfatlarında diğer insanlarla aynıdır. Yâni onlar da yerler, içerler, soğukta üşürler. Ancak Allahüteâlâ, onlara husûsî (özel) nîmetler ve çeşitli mûcizeler ihs ân etmiştir. (Harputlu İshâk Efendi)Noksan sıfatlar Allahü teâlâda yoktur. O, maddelerin, cisimlerin, ârâzların yâni hallerinsıfatlarından ve bunlara lâzım olan şeylerden münezzehtir (uzaktır). (Ahmed Fârûkî)
Islamic Glossary

Sıfat-ı İlâhiyye

(Islamic Glossary) :
Allahü teâlânın zâtî ve subûtî sıfatlarının hepsi.Perdeler tamâmen kalkıp, hakîkat bütün açıklığıyla bildirilince anladım ki, âlemler,mahlûklar (yaratılmışlar) sıfat-ı ilâhiyyenin aynaları ve esmâ-i ilâhiyyenin (Allahü teâlânınisimlerinin) görünüşleri ise de, görünenler gösterenin kendi değildir. Bir şeyin görüntüsü oşeyin kendisi değildir. (İmâm-ı Rabbânî)
Islamic Glossary

Sıfat-ı Ma'neviyye

(Islamic Glossary) :
Allahü teâlânın subûtî sıfatları.Allahü azîm-üş-şân hakkında bize bilinmesi vâcib (lâzım) olan sıfat-ı ma'neviyye sekizdir.Bunlar; Hayy, Allahü teâlâ diridir. Semi', Allahü teâlâ sem-i kadîmi (ezelî işitme sıfatı) ileişiticidir. Basîr; Allahü teâlâ görücüdür. Mürîd; Allahü teâlâ i râde-i kadîm ile (ezeli olan dilemesıfatıyla) dileyicidir. Alîm; Allahü teâlâ ilm-i kadîmi ile (ezelî ilim sıfatıyla) bilicidir. Kadîr,Allahü teâlâ kudret-i kadîmesiyle (ezelî kudreti ile) gücü yeticidir. Mütekellim; Allahü teâlâkelâm-ı kadîmi (ezelî, başlangıcı olmayan kelâmı) ile söyleyicidir. Mükevvin; Allahü teâlâ herşeyi yaratandır. (Kutbüddîn İznikî)