"

kadın

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransızca Sözlük

kadın (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
femme
Türkçe - Almanca Sözlük

kadın (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
e Frau, s Weib.
Türkçe - İspanyolca Sözlük

kadın (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
mujer
Türkçe - Kürtçe Sözlük

kadın (İsim)

(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
jin, pîrek.
Kürtçe - Türkçe Sözlük

kadîn (Fiil)

(Kürtçe - Türkçe Sözlük) :
samanlık.
Rüya Tabirleri Sözlüğü

KADIN (İsim)

(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Güzel kadın bollukla geçecek seneye, devamlı olmayan mala, Kadın zevk ve menfaate; tarla, çiftlik, bağ ve bostana, bütün dünya nimetlerine ve yönetme istidadından dolayı sultana, Eve güzel bir kadın girmesi sevinç ve ferahlığa, Genç bir kadının bir erkeğğe yönelmesi dünyalığının düzelmesine, Buğday tenli, güzel giyimli genç Arap kadınını görmek her türlü hayır ve ihsana, Şişman kadın bolluk yılına, zayıf kadın kıtlık yılına, Yaşlı kadın dünyaya,acze düşmeye, elden giden ve insana ahreti kazandıran dünyalığa, Yaşlı kadın bazen ümit kesilen şeyin gerçekleşmesine, Bir kadının gördüğü kendinden genç kadın onu çekemeyen düşmanına, Bir adamın, kendi hanımı yanında başka bir adam görmesi eşinin baht açıklığına, mal ve dünyalığına, Kadının kocasına başka bir kadın taktim etmesi, eşiyle arasında bir anlaşmazlık çıkmasına, Kadının erkek elbisesi giydiğini ve bunun kendisine yakıştığını görmesi halinin güzelliğine, yakışmaması halinde maydana gelecek değişikliğe, Kadının kendini erkek olmUş görmesi kocasının huy ve karakterini alarak onunla iyi geçinmesine, Kadının kasdi olarak erkek gibi giyinmesi yahut yabancıların giyim ve kuşamlarını taklid etmesi onların örf ve adetlerini benimsemelisene, onların sevindikleri şeylere sevinmesine ve fitneye, Birden çok kadının kendine doğru yönelmesi dünyanın o kimseye yönelmesine, kadınların yüz çevirip gerisin geri gitmeleri, dünyanın o adamdan yüz çevirmesine, yoksulluk ve çaresizliğe, Kadınlar topluluğunda yahut meclisinde kendi arzusu ile oturduğunu görmek miskinliğe,
Türkçe - İngilizce Sözlük

kadın (İsim)

(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
1. woman. 2. woman who has lost her virginity. 3. prov. a title used after the names of older women. 4. colloq. cleaning woman; maid. 5. good at housekeeping. ağızlı garrulous and gossipy (man). avcısı lady-killer, wolf. bağı sanitary napkin. berberi hairdresser. çamaşırı lingerie. doktoru gynecologist. düşkünü 1. skirt-chaser, womanizer. 2. skirt-chasing, womanizing. düşmanı woman hater, misogynist. efendi a wife of the sultan. lı erkekli (a gathering) with both men and women present. lar hamamı 1. women´s section of a Turkish bath. 2. colloq. very noisy place. lar hamamına dönmek (for a place) to become very noisy. hastalıkları gynecological diseases. hastalıkları uzmanı gynecologist. işçi woman worker. kadıncık quiet, domestic sort of (woman). kısmı womankind, women. milleti colloq. womankind, women. nine 1. grandmother. 2. old woman. olmak 1. to lose one´s virginity. 2. to be a good housewife. oyuncu actress. terzisi dressmaker. ticareti white slave trade. tüccarı pimp.
Türkçe - Almanca Sözlük

kadın berberi (İsim)

(Türkçe - Almanca Sözlük) :
r Damenfriseur.
Türkçe - Fransızca Sözlük

kadın çantası (İsim)

(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
sac à main
Türkçe - İspanyolca Sözlük

kadın çantası (İsim)

(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
bolso