"kalmak
" Kelimesi için arama sonuçları
kalmak (Fiil)
(Türkçe - Fransızca Sözlük) :
rester
kalmak (Fiil)
(Türkçe - Almanca Sözlük) :
bleiben, zurückbleiben, wohnen, abflauen, nicht weiter fahren, übrigbleiben; sich aufhalten; sitzenbleiben (sınıfta).
kalmak (Fiil)
(Türkçe - İspanyolca Sözlük) :
quedarse
kalmak (Fiil)
(Türkçe - Kürtçe Sözlük) :
mayîn, man.
KALMAK (Fiil)
(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
f. 1. Olduğu gibi durur olmak: Adı kaldı. 2. Harcanmayıp artmak: İki tane elma kalmış. 3. Konmak, eğleşmek: Nerede kalıyorsunuz. 4. Sınıf geçmemek: Sınıfta kalmak. 6. Ertelenmek: Yolculuk yarına kaldı. 7. Bir duruma gelmiş olmak: Aç kalmak. 8. Bakakalmak, şaşakalmak gibi süreklilik anlatmak için yardımcı fiil olarak kullanılır.
kalmak (Fiil)
(Türkçe - İngilizce Sözlük) :
,-ır 1. to remain, be left; to be left over. 2. to stay (in a place temporarily). 3. to come to a halt, reach a standstill. 4. to fail (a class). 5. /a/ to be postponed to. 6. /a/ (for a matter) to be entrusted to (someone). 7. /a, dan/ (for something) to be left to (someone) by (someone else). 8. /dan/ to be kept from doing (something). 9. /la/ to be content with, go no further than. kala kala only ..., no more than ... (is left): Gelmesine kala kala bir gün kaldı. There´s only one day left until she comes. kaldı ki moreover, furthermore. kalsa/kalırsa /a/ 1. if you ask (my/his/her) opinion. 2. if it were left up to (someone). Kalsın. 1. Let´s leave it for the time being. 2. I´ve decided I don´t want it. kalır yeri olmamak /dan/ to be at least as good as.