"

birlik

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Fransız lüğət

birlik (İsim)

(Türkçe - Fransız lüğət) :
union
Türkçe - Alman Lüğət

birlik (İsim)

(Türkçe - Alman Lüğət) :
e Einheit, e Einigkeit; r Verein, e Vereinigung, eUnion; e Gemeinschaft; müz. e Viertelnote; ask. e Truppe.
Türkçe - İspan lüğət

birlik (İsim)

(Türkçe - İspan lüğət) :
unión
Türkçe - Kurdish lüğət

birlik (İsim)

(Türkçe - Kurdish lüğət) :
1.yekîtî, 2.yekîne (askeri).
Türkçe - Türkçe Sözlük

BİRLİK (Özəl isim)

(Türkçe - Türkçe Sözlük) :
is 1. Tek olma hali. 2. Beraberlik, birleşmiş olma hali. 3. Bütünlük. 4. Aynılık.
Türkçe - İngilis lüğət

birlik (İsim)

(Türkçe - İngilis lüğət) :
1. unity, oneness; accord. 2. sameness; identity; equality; similarity. 3. union; association; corporation; mil. unit. 4. one lira piece. olmak to agree (on a plan of action).
Fəlsəfə Sözlüğü

Birlik. (İsim)

(Fəlsəfə Sözlüğü) :
(Os. Vahdet, Fr., İng. Union, Al. Vereinigung, İt. Unione). Bir bütünü gerçekleştiren iki ya da daha çok varlığın durumu... Tanrıbilimsel felsefeye göre birlik, Tanrının adıdır. Tanrıbilime (teoloji) göre Tanrı, en yetkin tamlıktır ve bütün nitelikleri içerir. İslâm gizemciliğinin (Os. Tasavvuf, Fr. Mysticisme) vahdet-i vücut öğretisi de Tanrının bu tamlığını, bir başka açıdan gerçekleştirir. Vahdet-i vücut (kamutanrıcılık, Fr. Pantheisme) öğretisine göre her şey Tanrının belirtisidir ve Tanrıdır. Tanrı, doğada, çeşitli biçimlerde belirmiştir ve belirmektedir. Bu, bir parçalanma değildir. Çünkü doğa ve Tanrı bir bütündür ve birlik halindedir. Kaldı ki Tanrı en küçük otta ve bir kum taneciğinde bile tam bütünlüğüyle vardır. Gizemci Hallac-ı Mansur, bu düşünceyi şu ünlü sözüyle açıklar: Ben Tanrıyım (enelhak)... Gizemci Cüneyd-i Bağdadî, "Suyun rengi, kabın rengidir" der. Gizemci Muhyiddin-i Arabî de şöyle demektedir: "Tanrıyı görmek isteyenler eşyaya baksınlar". Bütün bu sözler, mistik bir anlamda Tanrının birliğini dilegetirir. Eytişimsel özdekçiliğe göre birlik, gelişme sürecinin bir anıdır ve gelip geçicidir. Kara denizsiz, savaş barışsız, efendi kölesiz düşünülemez. Demek ki bunların, birinin ötekini kemirdiği ve ötekinin berikine direndiği fizik çatışmalarının yanında bütünleyici bir birlik'leri de vardır. Ne var ki bu birlik gelip geçici, çatışma'ysa süreklidir. Doğasal ve toplumsal bütün varlıklar doğar, gelişir ve er geç göçüp giderler. bkz. Çelişme, Karşıt, Eytişimsel Özdekçilik, Karşısav.
Türkçe - Fransız lüğət

birlikte (Adpozisiya)

(Türkçe - Fransız lüğət) :
ensemble
Türkçe - Fransız lüğət

birlikte (Adpozisiya)

(Türkçe - Fransız lüğət) :
en
Türkçe - Alman Lüğət

birlikte (Adpozisiya)

(Türkçe - Alman Lüğət) :
mit, zusammen, gemeinsam, beisammen, miteinander; zugleich.