"

düşme

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Alman Lüğət

düşme (Feil)

(Türkçe - Alman Lüğət) :
r Fall, r Sturz, r Rückgang.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

DÜSME (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Toz bulaşmış olan nesne. * Adi, alçak kimse.
Türkçe - İngilis lüğət

düşme (Feil)

(Türkçe - İngilis lüğət) :
fall, falling.
Azerice - Türkçe Sözlük

düşmedi (İsim)

(Azerice - Türkçe Sözlük) :
isabet etmedi
Türkçe - Fransız lüğət

düşmek (İsim)

(Türkçe - Fransız lüğət) :
tomber
Türkçe - Alman Lüğət

düşmek (İsim)

(Türkçe - Alman Lüğət) :
fallen, hinfallen, stünen, hinuntergehen, sinken, abstürzen, abfallen.
Türkçe - İspan lüğət

düşmek (İsim)

(Türkçe - İspan lüğət) :
caer
Türkçe - Kurdish lüğət

düşmek (İsim)

(Türkçe - Kurdish lüğət) :
ketin.
Rüya Tabirleri Sözlüğü

DÜŞMEK (İsim)

(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Yüksek bir yerden harabeye, ıssız bir ortama düşmek iyi bir halden kötü bir hale geçmeye, Yeşillik, sulak ve güzel bir yere düşmek sıkıntılı bir halden iyi bir hale geçmeye, Düşmek, zengin için onun cimriliğine, Dam, balkon yahut çatı gibi yerlerden düşmmek - bir yeri incinir yahut kırılırsa- kendine, dostuna yahut malına gelecek zarara; yönetim tarafından hoşlanmadığı bir durumla karşı karşıya bırakılmaya delalet eder.
Türkçe - İngilis lüğət

düşmek (İsim)

(Türkçe - İngilis lüğət) :
1. to fall, fall down. 2. to fall from power. 3. to fall, drop, go down, decrease. 4. /ı/ to subtract; to deduct. 5. (for a fetus) to be miscarried; to be aborted. 6. /a/ to fall into, be overcome by (doubts, worry, trouble). 7. to get (tired, weak). 8. /a/ to be suitable; to suit. 9. /a/ to lie within one´s responsibility, be up to (one). 10. /a/ to lie in (a certain direction). 11. /a/ to fall on (a certain day). 12. /a/ naut. to fall off course or make little headway (due to wind, waves, current). 13. /a/ to come to (one) by chance. 14. /a/ to receive, get as one´s share (by chance or allotment). 15. /dan/ to be left out of (accidentally). 16. /a/ to wind up in, end up in (jail, court, a hospital). 17. /a/ to get involved with (a disagreeable and unpleasant person). 18. slang to drop in on someone, appear unannounced. Düşenin dostu olmaz. proverb People in trouble have no friends. düşe kalka struggling along, with difficulty. düşüp kalkmak /la/ colloq. 1. to live in sexual intimacy with, sleep around with. 2. to be a close friend of, pal around with. Düşmez kalkmaz bir Allah. proverb Only God is free from trouble.