"FİTNE
" Kelimesi için arama sonuçları
FİTNE (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya,belâya düşüren, müslümanların zararına sebeb olan iş. Düşmanlığa sebeb olan şey.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:... Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür... (Bekara sûresi: 191)Kıyâmet kopmadan önce, her yeri fitneler kaplıyacak. Fitnelerin zulmeti, ortalığıkaranlık gece gibi yapacak. O zaman evinden mü'min olarak çıkan kimse, akşama kâfirolarak evine dönecek. Akşam mü'min olarak evine gelen, sabaha kâfir olarak çıkacak. Ozaman oturmak, ayakta kalmaktan hayırlıdır. Yürüyen koşandan daha iyidir. (Hadîs-işerîf-Müsned-i Ahmed İbni Hanbel)Fitne uykudadır, uyandırana Allah lânet etsin! (Hadîs-i şerîf-Berîka)Zamânımız fitne zamânıdır ve yakındır ki, fitneler dünyâyı sarar. (İmâm-ı Rabbânî)Fitne çıkaran âlimden ve câhil âbidden (çok ibâdet edenden) sakınınız. Bunların hâlinemeftûn olan (gönlünü kaptıran) için ikisi de fitnedir. Hem de çok tehlikelidir. (İmâm-ı Şa'bî)
FİTNE
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Ayrılık, karışıklık, kargaşa; insanı hak ve hakîkatten saptıracak şey. İnsanları sıkıntıya, belâya
düşüren, müslümanların zararına sebeb olan iş. Düşmanlığa sebeb olan şey.
Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:
... Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür... (Bekara sûresi: 191)
Kıyâmet kopmadan önce, her yeri fitneler kaplıyacak. Fitnelerin zulmeti, ortalığı karanlık
gece gibi yapacak. O zaman evinden mü'min olarak çıkan kimse, akşama kâfir olarak evine
dönecek. Akşam mü'min olarak evine gelen, sabaha kâfir olarak çıkacak. O zaman oturmak,
ayakta kalmaktan hayırlıdır. Yürüyen koşandan daha iyidir. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed
İbni Hanbel)
Fitne uykudadır, uyandırana Allah lânet etsin! (Hadîs-i şerîf-Berîka)
Zamânımız fitne zamânıdır ve yakındır ki, fitneler dünyâyı sarar. (İmâm-ı Rabbânî)
Fitne çıkaran âlimden ve câhil âbidden (çok ibâdet edenden) sakınınız. Bunların hâline
meftûn olan (gönlünü kaptıran) için ikisi de fitnedir. Hem de çok tehlikelidir. (İmâm-ı Şa'bî)