"SOHBET
" Kelimesi için arama sonuçları
SOHBET (İsim)
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Berâberlik. İnsanın derece bakımından kendinin üstünde veya altında yahut akranı ile biraraya gelip, Allahü teâlânın ve Peygamber efendimizin beğendiği, hoşnud olduğu şeylerikonuşması.Kişinin kendinden üstün olanla berâber olmasının hakîkati, o zâta hizmettir. Aşağısındaolanla sohbetin gereği, onun hallerinden bir noksanı gördüğünde onu îkâz edip, kusurundanhaberdâr etmektir. Aynı seviyede olan sohbet arkadaşlarının sohbetlerini n hakîkati,başkalarının, yabancıların yanında birbirlerinin kusurlarını görmezlikten gelmektir. (SeyyidAbdülhakîm Arvâsî)Kalbinde bir katılaşma gördüğünde, sâlihlerle sohbet et, onlarla bulun, yemeği azalt,nefsinin isteklerini yapma ve onu sıkıntılara alıştır. (Ahmed bin Ebü'l-Havârî)Sohbet, dünyâ bağlılıklarını keser ve hakîkî îmân kazandırır. (Sıbgatullah Arvâsî)Eshâb-ı kirâm, Resûlullah'ın daha ilk sohbetinde öyle şeyler kazanmışlardır ki, ümmetarasındaki velîlerin, bunlara en sonda kavuştukları bilinmektedir. Bunun içindir ki, Tâbiîn'in(Eshâb-ı kirâmı görenlerin) en üstünü olan Veysel Karânî, hazret-i Ha mzâ'nın kâtili olanVahşî'nin, Resûlullah'ın bir kerecik sohbetinde bulunmakla yükseldiği mertebeyeyetişememiştir. Çünkü sohbetin fazîleti bütün fazîletlerin ve kemâllerin üstündedir. (İmâm-ıRabbânî)Sohbeti ganîmet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü bütün üstünlüklerin ve kemâllerinüstündedir. (İmâm-ı Rabbânî)Bir kimse âlimlerin sohbetinde bulunur, fakat onlara hürmet etmezse, onlardaki feyz vebereketlerden mahrûm kalır. Onlardaki nûrlar kendisinde aslâ zuhûr etmez, görünmez. (EbûAli Sakafî)İnsanların en kötü ahlâklısı, dostunu, düşmanını ayırmayan ve sohbet ehlinden uzakyaşayandır. (Muhammed bin Gâlib)Nâkıs olanların yâni tasavvufta yetişmemiş olanların sohbeti öldürücü zehirdir. (İmâm-ıRabbânî)Erenlerin sohbeti, ele giresi değilSohbete kavuşanlar, mahrum kalası değilSohbet, kalbi eder pâk ona imrenir eflâkÂdemi ârif eden tâc u hırkası değil.(M. Sıddîk Gümüş)
SOHBET
(İslami Terimler Sözlüğü) :
Berâberlik. İnsanın derece bakımından kendinin üstünde veya altında yahut akranı ile bir
araya gelip, Allahü teâlânın ve Peygamber efendimizin beğendiği, hoşnud olduğu şeyleri
konuşması.
Kişinin kendinden üstün olanla berâber olmasının hakîkati, o zâta hizmettir. Aşağısında
olanla sohbetin gereği, onun hallerinden bir noksanı gördüğünde onu îkâz edip, kusurundan
haberdâr etmektir. Aynı seviyede olan sohbet arkadaşlarının sohbetlerinin hakîkati, başkalarının,
yabancıların yanında birbirlerinin kusurlarını görmezlikten gelmektir. (Seyyid Abdülhakîm
Arvâsî)
Kalbinde bir katılaşma gördüğünde, sâlihlerle sohbet et, onlarla bulun, yemeği azalt, nefsinin
isteklerini yapma ve onu sıkıntılara alıştır. (Ahmed bin Ebü'l-Havârî)
Sohbet, dünyâ bağlılıklarını keser ve hakîkî îmân kazandırır. (Sıbgatullah Arvâsî)
Eshâb-ı kirâm, Resûlullah'ın daha ilk sohbetinde öyle şeyler kazanmışlardır ki, ümmet
arasındaki velîlerin, bunlara en sonda kavuştukları bilinmektedir. Bunun içindir ki, Tâbiîn'in
(Eshâb-ı kirâmı görenlerin) en üstünü olan Veysel Karânî, hazret-i Hamzâ'nın kâtili olan
Vahşî'nin, Resûlullah'ın bir kerecik sohbetinde bulunmakla yükseldiği mertebeye yetişememiştir.
Çünkü sohbetin fazîleti bütün fazîletlerin ve kemâllerin üstündedir. (İmâm-ı Rabbânî)
Sohbeti ganîmet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü bütün üstünlüklerin ve kemâllerin üstündedir.
(İmâm-ı Rabbânî)
Bir kimse âlimlerin sohbetinde bulunur, fakat onlara hürmet etmezse, onlardaki feyz ve
bereketlerden mahrûm kalır. Onlardaki nûrlar kendisinde aslâ zuhûr etmez, görünmez. (Ebû Ali
Sakafî)
İnsanların en kötü ahlâklısı, dostunu, düşmanını ayırmayan ve sohbet ehlinden uzak
yaşayandır. (Muhammed bin Gâlib)
Nâkıs olanların yâni tasavvufta yetişmemiş olanların sohbeti öldürücü zehirdir. (İmâm-ı
Rabbânî)
Erenlerin sohbeti, ele giresi değil
Sohbete kavuşanlar, mahrum kalası değil
Sohbet, kalbi eder pâk ona imrenir eflâk
Âdemi ârif eden tâc u hırkası değil.
(M. Sıddîk Gümüş)