"

tıraş

" Kelimesi için arama sonuçları
Türkçe - Alman Lüğət

tıraş (İsim)

(Türkçe - Alman Lüğət) :
s Rasieren.
Türkçe - Kurdish lüğət

tıraş (İsim)

(Türkçe - Kurdish lüğət) :
teraş
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

TİRAŞ (Özəl isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
f. Tıraş. * Üst taraftan yontarak düzelten. * Üst taraftan düz olarak yontma.
Türkçe - İngilis lüğət

tıraş (İsim)

(Türkçe - İngilis lüğət) :
1. shaving, shave. 2. very close haircut: asker tıraşı GI haircut. 3. growth of beard (of so many days): iki günlük tıraş a two-day´s growth of beard. 4. smoothing away the rough edges on; planing. 5. slang pulling (someone´s) leg, having (someone) on, putting (someone) on. 6. slang very boring talk, palaver. bıçağı razor blade. etmek /ı/ 1. to shave. 2. to cut (hair) very close. 3. slang to pull (someone´s) leg, have (someone) on, put (someone) on. 4. slang to bore (someone) to death with a lot of talk, talk (someone´s) head off. fırçası shaving brush. ı gelmek/uzamak to need a shave. kremi shaving cream. losyonu after-shave lotion, aftershave. makinesi 1. safety razor, razor. 2. electric shaver. olmak 1. to shave oneself, shave. 2. to get a shave, have a shave. sabunu shaving soap. a tutmak /ı/ slang to bore (someone) to death with a lot of talk, talk (someone´s) head off. ı uzamak (for someone) to need a shave.
Türkçe - Alman Lüğət

tıraş bıçağı (İsim)

(Türkçe - Alman Lüğət) :
e Rasierklinge.
Türkçe - Kurdish lüğət

tıraş bıçağı (İsim)

(Türkçe - Kurdish lüğət) :
cûzan, pîj.
Rüya Tabirleri Sözlüğü

TIRAŞ BIÇAĞI (İsim)

(Rüya Tabirleri Sözlüğü) :
Bakınız; Tıraş Olmak.
Türkçe - Kurdish lüğət

tıraş etmek (İsim)

(Türkçe - Kurdish lüğət) :
teraşkirin, kur kirin.
Türkçe - Fransız lüğət

tıraş makinesi (İsim)

(Türkçe - Fransız lüğət) :
rasoir électrique
Türkçe - İspan lüğət

tıraş makinesi (İsim)

(Türkçe - İspan lüğət) :
afeitadora eléctrica