"

ECONOMIC

" Die Ergebnisse der Suche nach dem Wort
 Dictionary of Economics

ECONOMIC (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
EKONOMİKKaynakların en düşük maliyet ve en yüksek fayda sağlayacak biçimde kullanılmasıdır.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC COMMISION FOR AFRICA (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
AFRİKA İKTİSAT KOMİSYONUBirleşmiş Milletler'e bağlı olan ve Afrika'nın bölgesel ekonomik sorunlarıyla ilgilenmek amacıyla 1958'de kurulmuş bir komisyondur. Ticaret, doğal kaynaklar ve sanayileşme ile fiziksel planlama alanlarında faaliyet gösteren alt komiteler teklinde örgütlenmittir.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC FUNCTION OF THE BUDGET (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
BÜTÇENİN EKONOMİK FONKSİYONUBütçenin ekonomik fonksiyonu, kamu harcamaları yoluyla ortaya çıkan faydayı artırmak ve kamu kesiminin kararlarına işlerlik kazandırmayı amaçlamaktır.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC GOODS (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
İKTİSADİ MALİhtiyaç giderme özelliği taşıyan fakat bir gayret veya fedakarlık sonunda elde edilebilen mal ya da hizmettir. Bu mal ve hizmetlerin elde edilmesi ancak başka şeylerden vazgeçilmesi ile gerçekleşebilir. Vazgeçilen şey ise genellikle paradır.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC GROWTH (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
EKONOMİK BÜYÜMEBelirli bir amaç doğrultusunda, birçok bakımdan ölçülebilen ve çoğunlukla ekonomideki üretim kapasitesinde olan artışı ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Ekonomik büyüme, toplam sanayi ürünü olarak büyüme, milli gelir toplam milli hasıladaki artış veya kişi başına düşen ürün miktarındaki artış şeklinde birçok bakımdan ölçülebilir. Ekonomik büyümenin ölçüm yollarından hangisinin daha verimli olduğu, ölçümün hangi amaçla yapıldığına bağlıdır.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC INDICATORS (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
İKTİSADİ GÖSTERGELERİktisadi göstergeler, ekonomik hayatın durumunu, meydana gelen değişiklikleri gösteren istatistik serileridir. Bunlara örnek olarak şunlar verilebilir: fiyatlar genel seviyesi, ticaret hadleri, ithalat fazlası, işsizlik seviyesi, vb.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC INTEGRATION (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
İKTİSADİ BÜTÜNLEŞMEBir grup ülkenin kendi aralarında anlaşarak kurdukları iktisadi birliklerdir. Serbest Ticaret Bölgesi, Gümrük Birliği, Ortak Pazar ve İktisadi Birlik iktisadi bütünleşme kapsamına girerler.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC PLANNING (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
İKTİSADİ PLANLAMAİktisadi planlama, belirli bir ekonomik hedefe ulaşmak ve onu maksimize etmek için ekonomideki kıt kaynakların en iyi biçimde dağılımını sağlayarak, onlardan azami olarak yararlanmayı amaçlamaktadır. İktisadi planlama, bir kişi, bir firma, yerel yönetim veya ulusal ekonomi içinde geçerlidir.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC POLICY (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
İKTİSAT POLİTİKASIİktisat politikası, hükümetlerin toplum refahını arttırmak amacıyla belirledikleri tüm hedefler ve bu hedeflere ulaşmak amacıyla kullanılan araçların ve karşılaşılan problemleri çözmek için alınan önlem ve çözüm yollarıdır.
 Dictionary of Economics

ECONOMIC POWER (Eigenname)

( Dictionary of Economics) :
İKTİSADİ GÜÇİktisadi güç, kaynakların tahsisini etkileyeme veya bu tahsisi belirleme gücüne verilen addır.