Resultados para "kira
"
kira (Sustantivo)
(Turco - Diccionario Francés) :
loyer
kira (Sustantivo)
(Turco - Diccionario Alemán) :
e Miete.
kira (Sustantivo)
(Diccionario Español - Turco) :
alquiler
kira (Sustantivo)
(Diccionario kurdo - turco) :
kirê, deman.
KİRA (Nombre propio)
(Diccionario turco - Turquía) :
is. 1. Bir şeyin bedel karşılığında bir süre için başkasına verilmesi. 2. Bu şekilde alınan veya verilen şey için alınan karşılık.
KIRA (Sustantivo)
(Otomana - diccionario turco) :
Konaklık etmek. * İhsan etmek.
KİRA (Nombre propio)
(Diccionario de Economía) :
Bir malın (Menkul ya da gayrimenkul) belli bir bedel karşılığında kullanma hakkının elde edilmesi. Bir malın kullanımı karşılığında ödenen para da günlük konuşma dilinde kira olarak adlandırılır. Bu anlamda kira, para olarak ödenebildiği gibi, tarımsal kiracılıkta (Toprağın kiralanmasında) ürün olarak da verilebilir.
KİRA (Nombre propio)
(Diccionario de Economía) :
Kira.belirli bir bedel karşılığında herhangi bir mal gayrimenkul veya bir menkulün kullanım hakkını elde etmektir.Kira genellikle para olarak ödendiği gibi , tarımda para yerine ürün olarak da verilebilmektedir.
KİRÂ (Sustantivo)
(Glosario Islámica) :
Bir malın, menfaatine yâni kullanılmasına karşılık olarak verilen ücret. Bir evin, bir işyerinin veya herhangi bir mülkün, taşıt veya binek hayvanının, sâhibi tarafından faydalanılmakve kullanılmak üzere belli bir ücret karşılığında bir müddet için başkasına verilmesi. (Bkz.İcâre)Kirâ müddeti bitince, mal sâhibi uzatmaz ise, kirâcı çıkar. Malı olduğu gibi teslim etmesilâzımdır. Teslim etmezse, gasb etmiş olur. Fakat kullanma sebebi ile herkes için meydanagelmesi âdet olan harâblık, yıkılmalar ve bozulmalar kabahat sayılmaz. (Ali Haydar Efendi)Mal sâhibi, kirâyı peşin alıp, malı teslim etmezse, geçen zamânın ücretleri mülkünden çıkar;kirâcıya geri vermesi lâzım olur. (Fetâvâ-i Hindiyye)
kira (Sustantivo)
(Diccionario Inglés - Turco) :
1. renting, Brit. letting (a house, apartment, office, etc.); renting, Brit. hiring (a car, boat, horse, machine, etc.); leasing; chartering (a boat, bus, plane, etc.). 2. rent (money). bedeli rent (money). evinde/ ile oturmak to live in a rented flat/house. ile tutmak /ı/ to rent. kontratı/mukavelesi/sözleşmesi lease, rental contract. da olmak 1. (for a house, apartment, office, etc.) to be rented, Brit. be let; (for a car, boat, horse, machine, etc.) to be rented, Brit. be hired; to be leased. 2. colloq. to be in/live in a rented place, be in/occupy rented quarters. da oturmak to live in a rented flat/house. ya vermek /ı, a/ to rent, Brit. let (a house, apartment, office, etc.) (to); to rent, Brit. hire (a car, boat, horse, machine, etc.) (out) (to); to lease (something) (to).