"

mahkeme

" Die Ergebnisse der Suche nach dem Wort
 Türkisch - Französisch Wörterbuch

mahkeme (Substantiv)

( Türkisch - Französisch Wörterbuch) :
tribunal
 Türkisch - Deutsch Wörterbuch

mahkeme (Substantiv)

( Türkisch - Deutsch Wörterbuch) :
s Gericht: r Gerichtshof.
 Türkisch - Spanisch-Wörterbuch

mahkeme (Substantiv)

( Türkisch - Spanisch-Wörterbuch) :
tribunal
 Türkisch - Kurdisch Wörterbuch

mahkeme (Substantiv)

( Türkisch - Kurdisch Wörterbuch) :
dadgeh.
 Türkisch - Türkisch-Wörterbuch

MAHKEME (Substantiv)

( Türkisch - Türkisch-Wörterbuch) :
is. l. Hukuk kurallarına göre davaya bakılan ve hüküm verilen yer. 2. Dava, duruşma.
 Ottomane - Türkisch Wörterbuch

MAHKEME (Substantiv)

( Ottomane - Türkisch Wörterbuch) :
(Hüküm. den) Dâvaların görülüp hükme, karara bağlandığı yer. İcra-yı adalet için çalışan resmî daire.
 Dream Dictionary of Phrase

MAHKEME (Substantiv)

( Dream Dictionary of Phrase) :
Yeryüzü mahkemelerini görmek adaletin gecikmesine, üzüntü ve kedere, Mahkeme bazen mağdurun bu halinin giderilmesine, zalimin üzülmesine; Mahşerdeki mahkemeyi görmek tam ve mutlak adalete, her şeyin ve her kişinin gerçek yüzünün ortaya çıkmasına, kimilerrinin üzülüp, kimelirinin sevinmesine delalet eder.
 islamische Glossar

MAHKEME (Substantiv)

( islamische Glossar) :
Hüküm verilen dâvâların görülüp, hükme (karâra) bağlandığı yer.Mahkemeye bir işin düşünce, hâkim karşısında dâvâcı veya dâvâlı ile kavga etmeyekalkışma! Ne sorulursa o kadar cevâb ver! Şâyed şâhid olarak gidersen, hiç kimsenin te'sirialtında kalmadan ve kimseden korkmadan Allah rızâsı için doğru konuş! Olur ol maz bir iş içinhemen mahkemeye koşma! (İmâm-ı Gazâlî)
 Türkisch - Englisch Wörterbuch

mahkeme (Substantiv)

( Türkisch - Englisch Wörterbuch) :
1. law court. 2. trial, hearing. de dayısı olmak to have a friend at court, have a friend who holds an important position. ye düşmek 1. (for a dispute) to be taken to court. 2. (for people) to go to court (to resolve their differences). kapısı law court.
 islamische Glossar

MAHKEME

( islamische Glossar) :
Hüküm verilen dâvâların görülüp, hükme (karâra) bağlandığı yer. Mahkemeye bir işin düşünce, hâkim karşısında dâvâcı veya dâvâlı ile kavga etmeye kalkışma! Ne sorulursa o kadar cevâb ver! Şâyed şâhid olarak gidersen, hiç kimsenin te'siri altında kalmadan ve kimseden korkmadan Allah rızâsı için doğru konuş! Olur olmaz bir iş için hemen mahkemeye koşma! (İmâm-ı Gazâlî) Mahkeme-i Kübrâ: En büyük mahkeme, âhirette bütün insanların amel defterlerinin tartıldığı ve dünyâda yaptıklarının hesâbını verecekleri yer. Allahü teâlânın bilmediği hiçbir şey yoktur. Açık ve gizli O'nun yanında birdir. O; "Ol!" dedi, yokluktan varlık meydana geldi. O, henüz olmamış olanları, açığa vurulmamış sırları bilir. Yeri ve gökleri kudretiyle (gücüyle, kuvvetiyle) tutan, kıyâmet günü Mahşerde kurulacak mahkeme-i kübrânın hâkimi (hükmedeni) O'dur. (Sa'dî Şîrâzî)