"

İSRÂ

" Kelimesi için arama sonuçları
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRÂ (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Yürütmek, göndermek. * Gece seferi yapmak. * İrsâl etmek.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRÂ SURESİ (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Kur'an-ı Kerim'de 17. Suredir. Mekkidir.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRA' (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Hızlandırmak. Sür'atlendirmek. * Geri döndürmek. Göndermek.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İŞRAB (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Şürb. den) İçirme veya içirilme. * Bir maksadı açıktan değil de, dolayısıyla gösterme. Kapalı surette anlatma.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRAC (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(Sirac. dan) Yakma, yandırma.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRAF (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Lüzumsuz yere harcamak. Malı ve parayı lüzumsuz yere sarf etmek. İhtiyacından fazla istihlâk etmek ve harcamak. * En lüzumlu aslî vazifeleri bırakıp en lüzumsuz veya zararlı şeylerle meşgul olarak ömrünü veya gençliğini boş yere harcamak.(Hâlik-ı Rahim, nev-i beşere verdiği nimetlerin mukabilinde şükür istiyor. İsraf ise; şükre zıttır, nimete karşı hasâretli bir istihfaftır. İktisad ise: nimete karşı ticaretli bir ihtiramdır. L.)(Bir lokma kırk paraya, diğer bir lokma on kuruşa... Ağıza girmeden ve boğazdan geçtikten sonra birdirler. Yalnız, birkaç saniye ağızda bir fark var. Müfettiş ve kapıcı olan kuvve-i zâikayı taltif ve memnun etmek için birden ona gitmek, israfın en sefihidir. M.)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İŞRAF (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Yüksek bir yere çıkma. Yüksek bir yerden bakıp anlama. * (Hasta) ölüm döşeğinde olma.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRAFAT (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
(İsrâf. C.) İsrâflar, lüzumsuz yere harcamalar.
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

İSRAFİL (İsim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Dört büyük melekten biri olup Kıyamet günü cesedlere nefh-i ruh etmeğe ve Sur'u üfürmeğe vazifelidir. (Bak: Melâike)
Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ISRAH (Özel isim)

(Osmanlıca - Türkçe Sözlük) :
Medet yetişmek, yardım gelmek.